tropicalaqua
  vivaryum
 

Sürüngenlerde Bakım ve Beslenme

Sürüngen ve Amfibiler İçin : Vivarium

İhtiyaç duyulan barınağın tipi ve boyutları beslenen türe göre değişkenlik gösterir. Suda yaşayan türler için modifiye bir akvaryum tavsiye edilir. Işıklandırma takılmasına elverişli, özel havalandırmalı bir üst kapağı bulunmalı, içeriye giriş bu tavandaki sürgülü bir kapakla sağlanmalıdır. Bu güvenli bir yöntemdir çünkü bir çok sürüngen, amfibi ve yılanlar etkili bir zıplama ve tırmanma yeteneğindedirler. Küçük böcekler dikey yüzeylerde yürüyebilir ve güvenli bir tavanın yerine iyi oturuyor olması onları içeride tutmak açısından son derece önemlidir.

Cam vivariumlar diğerlerine nazaran ucuzdur ancak plastikten çok daha ağır olup kolay kırılabilmektedirler. Ek ısıtma ve aydınlatmaya ihtiyaç duyulmayan küçük türler için havalandırmalı tavanı ve bir kapağı bulunan akrilik vivariumlar bulmak mümkündür.

 

Günümüzde cam vivariumların çoğu fleksibl silikonla yapıştırılmış panellerden oluşur ve bu sayede etkili biçimde su geçirmezdir. Fakat böyle bir akvaryumda su kaplumbağası besleniyorsa tırnaklarının yapıştırıcıya zarar verip vermediği kontrol edilmelidir.

Su kaplumbağalarıyla ilgili durum, neredeyse bütün türlerin zaman zaman kıyıya çıkması nedeniyle biraz karmaşıktır. Bu nedenle, barınakta bir spot lamba altında güneşlenebilecekleri kuru bir alan yaratılmalıdır. Ayrıca su kaplumbağaları diğer pek çok türden daha fazla temizlik gerektirirler.

Yılan ve kertenkeleler cam vivariumlarda barındırılabilir ancak bu birimler kolay ısı kaybetmeye eğilimlidir. Çeşitli boylarda bulunabilen melamin vivariumlar bu sürüngenler için daha uygundur. Böyle bir konteynıra ısı ve ışık kaynağı monte etmek kolaydır ve yüzey kolayca silinip dezenfekte edilebilir. Ayrıca melamin kutular canlılara transparan cam birimlerden daha iyi bir güvenlik duygusu sağlamaktadır, ki bu özellikle ürkek türler için önemlidir.

Vivariumun odadaki konumu da son derece önemlidir. Bir çok sürüngen türün özellikle sıcak bölgelerden köken almasına karşın, vivarium asla cam önüne yerleştirilmemelidir. Cam, güneş ışınlarının etkilerini dramatik biçimde arttırarak sıcaklığın ölümcül seviyeye yükselmesine neden olur. Odanın direkt gün ışığı almayan bir köşesi tercih edilmelidir. Bu, aynı zamanda istenmeyen alg gelişimi olasılığını da azaltacaktır.

Sürüngen ve Amfibiler İçin Isıtma

Vivariumu ısıtmanın en basit yolu sıradan bir akkor aydınlatma ampulü asmaktır. Bu, yeterli seviyede ısı sağlamakla birlikte, etkili olabilmesi için devamlı açık tutulması gerekir, ki bu istenmeyen bir şeydir çünkü canlıyı ısıtmak için sürekli ışığa maruz bırakmak zorunda kalınır. Daha iyi bir seçenek, doğada gün içindeki ısı artışını taklit edecek şekilde arka planda bir ısı kaynağı, ve vivarium içinde güneşlenmeyi sağlayan sıcak bir bölge oluşturacak spot ışık kullanmaktır. Geceleri spot ışık söndürülerek barınağın biraz soğumasına izin verilirken arka plandaki ısı kaynağı açık tutulur. Spot ışık, bir reflektör sayesinde daha etkili hale getirilebilir ancak hayvanın vücut ısısının fazla yükselmemesine dikkat edilmelidir.

Isıtma sistemini dizayn ederken amaç, barınak boyunca farklı ısı derecelerinde bölgeler oluşturmaktır. Bu sayede sürüngen spot ışık altında güneşlenerek vücut ısısını ve aktivite derecesini yükseltebilir, sonrasında uzaklaşarak örneğin yemek arayabilir ve yedikten sonra dönüp tekrar güneşlenebilir.

Arka plan ısı kaynağı olarak termostata bağlanmış bir ısıtma pedi kullanılabilir. Bu termostatın asıl görevi çok ani ısı değişimlerini önlemektir. Uygun kalınlıkta ve çeşitli boylarda fleksibl ısı pedleri vivariumun arkasına veya altına uyacak şekilde yerleştirilip camdan ısı geçişi sağlanabilir veya barınak içine yerleştirilebilir.

Gecko’lar gibi tırmanabilen bütün sürüngen türleri için, hayvanların direkt temas edip yanıklara yol açmaması için ısı kaynağının korunaklı olması son derece önemlidir. Bu tür yanıklar ölümcül olabilmektedir.

Parlak bir ışıklandırmanın sağlanamayacağı durumlarda bir infra-red seramik ısıtıcı lokal ısı kaynağı olarak kullanılabilir Ancak bu durumda canlının zarar görmesini engelleyecek bir kafesleme kullanılmalıdır.

Bir yarı-karasal vivarium içindeki suyu ısıtmak amacıyla akvaryumlar için satılan özel bir ısıtıcı: “Heaterstat” kullanılabilir ancak bunun daima suyun altında kaldığından emin olmak gerekir. Ek bir güvenlik önlemi olarak ısıtıcıyı kapatmadan suya temas etmemek gerekir, bir elektrik kaçağı bulunabilir.

Yarı-karasal vivariumdaki su, bir akvaryumdakinden daha sığdır bu yüzden kompakt dizayn bir ısıtıcı seçilmelidir. Isıtıcıyı plastik bir kafes içinde bulundurmak amfibilerin yanıklardan korunması amacıyla uygulanabilir.

Vivariumun dışına monte edilen sıvı kristal termometreler, içerinin iç ortamın karada veya sudaki ısısını göstermek için kolay bir yoldur. İki termometre – her iki uçta birer tane – kullanılması termal eğrinin belirlenmesi için yararlı olur.

Sürüngen ve Amfibiler İçin Aydınlatma

 

Sıcaklıktan başka, aydınlatma da bir çok sürüngenin özellikle kertenkeleler ve su kaplumbağalarının sağlığı açısından çok önemlidir. Dışarıda güneş ışınlarında bulunan ultraviolet radyasyon deriye ulaşıp buradaki Vit. D3 sentezini stimüle eder. Bu vitamin canlıların dietteki kalsiyumu abzorbe etmelerini ve etkili bir biçimde kullanmalarını sağlar.

Vit. D3 eksikliği olan sürüngenler tipik olarak zayıf kaburgalara ve kaplumbağalar anormal yumuşak kabuklara sahiptirler. Genç, hızlı büyüyen Yeşil İguana (İguana iguana) gibi türler özellikle risk altındadır. Çünkü onların kalsiyum ihtiyaçları erişkinlerden çok daha fazladır.

Doğal Vit. D3 eksikliğini bir dereceye kadar diette kullanılan vitamin mineral takviyeleriyle kompanze etmek mümkündür ancak hiç şüphesiz canlılar uygun dalga boylarına sahip bir lamba altında güneşlenerek çok daha kolay Vit. D3 sentezleyebilirler. UV-A olarak bilinen form iştahı stimüle eder ve genel bir kuvvetlendirici etkisi vardır. UV-B ise Vit. D3 sentezi için gereklidir.

Bu amaçlar için uygun floresan lambalar kolaylıkla temin edilebilmektedir. Vivariumun tavanına uyacak şekilde çeşitli boylarda üretilmişlerdir. “Power Twist” denilen türler normal tüplerden daha yüksek dalga boyda ışık sağlar. Hatırlanması gereken önemli bir nokta şudur: Gerekli dalga boylarının gücü tüpten uzaklaştıkça keskin bir şekilde düşer. Bu da demektir ki, hayvanın maksimum yarar sağlaması için ışığın tam altında güneşlenmesi gerekir. Bu noktada hayvanın lambayla temas etmesinin mümkün olmayacağı şekilde düzenlenmiş yüksek bir platform oluşturulmalıdır.

Sürüngenin ılık bir günde cam kenarına yerleştirilmesi, güneşin yararlı ışınlarından yararlanması için yeterli değildir çünkü ultraviolet ışınlar camdan filtre olur. Ancak iklimin elverişli olduğu bölgelerde bir dış barınağa transfer edilmeleri ve yılın bir bölümünde filtre edilmeyen güneş ışığı altında güneşlenmeleri sağlanabilir. Ilıman bölgelerde, yaz günlerinde güneşlenme amacıyla dış barınağa transfer edilip gece içeri alınarak üşümeleri engellenebilir. Kuzey Amerika orijinli türlerde karaciğerde Vit. D3 depoladıkları için eksikliği ancak kademeli olarak ortaya çıkar ve bu yüzden daha duyarlıdırlar.

Daha konsantre bir ultraviolet ışık kaynağı olarak siyah lamba olarak bilinen tüpler kullanılabilir. Ancak bu lambalar çok az görünebilir ışık yaydıkları için aydınlatma amacıyla sıradan bir floresan lambayla birlikte kullanılmalıdır.

Bütün ultraviolet lambalar için geçerli kural; belli bir zaman periyodu içinde her ne kadar ışık normal fonksiyonunda gibi görünse de üretilen UV dalgaların zayıflamasıdır. Bu yüzden üreticinin tavsiyesi temelinde belli aralıklarla değiştirilmelidirler. Genel periyot senede bir kez değiştirilmeleridir.

Sürüngen ve Amfibiler İçin Vivarium Tipleri

Çöl:

 

Bu tipteki bir barınak açıkça sıcak ve kuru olmalıdır. Kum, bu tipteki vivarium için doğal substrat gibi görünse de çakıl genelde daha iyi bir tercihtir çünkü kum yiyeceklere yapışır ve sindirim problemlerine yol açar.

Derin bir substrat katmanı oluşturmak çok önemlidir. Çünkü çölde yaşayan sürüngenler doğal bir gömülme iç güdüsüne sahiptirler. Zamanlarının çoğunu (güneşin en yakıcı olduğu saatleri) toprak altında saklanarak geçirirler. Güneş batınca, hava henüz sıcakken ortaya çıkar ve gece hızlı hareket etmelerine engel olan soğuk hava oluşmadan tekrar toprak altına dönerler.

Bir çok yönden bu yaratıklar güçlü ve adaptasyon yeteneği güçlü canlılardır fakat çevre şartları nemli olmamalıdır. Barınak içinde su, sığ bir kapta sunulmalıdır. Spot ışıkların 40 0C sıcaklık sağlayacak şekilde uygulanması çok önemlidir ancak gece sıcaklık 14 0C ye kadar düşebilir. Ayrıca çöl güneşini taklit edecek şekilde güçlü UV ışıklandırma da gereklidir.

Eğer kullanılan substrat hayvanın kendini gömmesine uygun değilse substrat içine bir açı oluşturacak şekilde giren içi boş tüpler yerleştirilebilir.

Sürüngenlerin yumurta bırakabilmesi içinse, substrat yüzeyine bir miktar gömülecek şekilde yerleştirilmiş içi nemli kum dolu kaplar kullanılmalıdır. Her ne kadar vivarium çeşitli çöl bitkileriyle dekore edilebilirse de keskin uçlu kaktüslerden kaçınılmalıdır.

Savan:

Bir çok sürüngen, gündüz sıcaklığın çöldeki kadar yüksek olmadığı bu türdeki çevrede yaşar. Bu tür bölgelerde uzun kurak dönemler ve bunu takip eden sel gibi yağmur periyotları olur. Bu yağmur dönemleri özellikle amfibiler için üremeyi stimüle edici etkiye sahiptir. Pek çok durumda, 24 – 30 0C’ler arsındaki sıcaklık uygundur.

Savan tipi barınakta bitki örtüsü çöldekinden daha zengindir ve substrat olarak mantar meşesi kabuğu ve kayalık alanlar bulunması tavsiye edilmektedir. Bu tipteki herhangi bir dekorun güvenli yerleştiğinden ve canlının üzerine düşme tehlikesi olmadığından emin olunmalıdır. Kaba çakıl iyi bir substrat olmakla birlikte açık renkli odun parçaları da kullanılabilir.

Vivarium için plastik bitkiler gibi yapay dekorlar alınabilir. Bunlar hem güzel bir görüntü oluşturur hem de herbivorlar tarafından yenme tehlikesi bulunmaz. Ayrıca plastik bitkiler daha hijyeniktir, gerektiğinde yıkanabilir ve değiştirilebilir. Buna rağmen eğer doğal bitkiler tercih edilirse zamanla büyüyecekleri de hesap edilmelidir. Canlı bitkilerin kaplara yerleştirip substrat içine gömülmeleri veya çeşitli dekorlarla süslenmeleri büyümelerini engeller.

Her durumda vivariuma haftada 2 – 3 kez su püskürtülmelidir. Arada daha sık püskürtmelerle nem yükseltilebilir ve belki yağmur periyodunu taklit edecek şekilde bir su akışı eklenebilir. Bu, canlının kondisyonu iyiyse üremesini stimüle edecektir.

Ilıman Orman:

 

Bu türde habitat birbirinden farklı pek çok türe ev sahipliği yapabilir, bu yüzden vivarium örneğin semenderler gibi daha nemli koşullara ihtiyaç duyan veya bazı kara kurbağaları gibi daha kuru ormanlık çevreye gereksinimi olan değişik türlere hitap edecek şekilde düzenlenmelidir.

Isı lambası kullanılmadan yumuşak ışıklandırma yapılması önerilir.Bu koşullarda gündüz 20 - 24 0C sıcaklık genellikle uygun olur ve gece 10 0C’ye kadar düşmesine izin verilir. Bunun için gece odada bir ısıtma tertibatı yoksa düşük wattlı bir ısı pedi kullanılması önerilir. Bu amaçla vivariumu bir radyatör kenarında tutmak nem oranını azaltıp üremeyi olumsuz etkileyeceğinden kaçınılması gerekir.

Doğal bir dekor oluşturmak için bir çakıl katmanı, odun parçaları veya kayın gibi ağaç kabuğu parçalarından bir tabaka oluşturmak yararlı olacaktır. Büyükçe bir kap su bulundurmak gerekeceğinden kap direkt olarak çakıla gömülebilir. Bu yolla aynı zamanda küflenmenin önüne geçilmiş olur. “Spaghnum” yosunu tercihen suya yakın olarak ortama eklenebilir. Kurumasını önlemek için düzenli olarak su püskürtülmelidir. Bu sayede vivarium içinde nemli bir alan oluşturulmuş olur ki özellikle amfibiler için oldukça yararlıdır. Yüzeyde sığınak oluşturabileceği materyal oluşturmak açısından da iri odun parçaları kullanılabilir. Sıcaklık bu tür iklimlerde doğada da olduğu gibi kışın biraz düşürülmelidir. Bu, pek çok türün üreme faaliyetini olumlu etkileyecek, baharda ve yaz başında çiftleşmelerini sağlayacaktır.

Tropikal Orman:

Bu habitatta yaşayan kertenkele, yılan, ağaç kurbağası ve tarantula gibi pek çok türün doğada tırmanıcı özellik göstermeleri nedeniyle vivarium diğerlerine nazaran daha yüksek olmalıdır. Bu aynı zamanda dekor açısından daha iyi olanaklar sağlar. Ağaç dalları üzerine bitkiler tutturulabilir veya kendiliğinden yetiştirilebilir. Bu bitki örtüsü, dekor oluşturmanın dışında bazı spesifik türlerin üremesi üzerinde de etkiye sahiptir.

Tropikal orman ikliminde yaşayan sürüngenler özellikle çevrelerinde büyüyen bitkilere zarar verme eğiliminde olduklarından buna dikkat edilmesi gerekir. Bu gibi durumlarda plastik bitkiler kullanılabilir.

Tropikal vivariumda sıcaklık gündüz 32 0C olacak şekilde yüksek tutulmalı gece ise 24 0C’ye ayarlanmalıdır. Isı ayarı ise tropikal iklimlerde yıl boyu belirgin bir değişim gözlenmediğinden sabit tutulmalıdır.

Rutubet sağlamak amacıyla vivarium içine düzenli su püskürtmek canlının sağlığı açısından son derece önemli olduğu gibi, iyi havalandırma sağlamak da aynı derece gereklidir. Aksi takdirde, ortam çok geçmeden küflenmeye başlayacaktır. Canlı bitkiler varsa küflenme belirtileri özellikle daha belirgin olacak; yapraklar ve filizler nemlenip küflü bir görünüm alacaklardır.

Yarı - Aquatik :

Bu yapıya amfibiler ve kaplumbağaların çoğu ihtiyaç duyar. Gereksinimleri yıl boyunca değişim göstermekle birlikte ılıman bölgelerdeki amfibiler kışın daha karasal olur ve baharda çiftleşmek için tekrar suya dönerler.

Uygun büyüklükte bir vivariumda su dışına çıktıklarında kullanacakları üstünde ısı sağlayan spot ışıklı kumlu bir bölge sağlandığında kaplumbağalar başarıyla yetiştirilebilir. Dişiler yumurta bırakmak için karaya gereksinim duyarlar. Ayrıca lambayla sağlanan sıcaklık altında düzenli olarak güneşlenirler. Amfibilerin kazıcı iç güdüleri için ıslak yosun da eklemek gereklidir.

Yarı – aquatik vivariumda en önemli nokta canlıların karadan suya ve sudan karaya kolayca geçişlerini sağlayacak şekilde bölümlendirme sağlamaktır. Bu amaçla uygun bir yamaç oluşturmak gereklidir. Su bölgesinde taş – kaya kümeleri oluşturmaktan kaçınılmalıdır. Çünkü bunların arasında kir birikecektir ve ayrıca yerinden oynayan bir taş canlıyı incitme veya cama zarar verme tehlikesi oluşturacaktır.

Suyun ısısı barınacak canlının türüne göre değişim gösterir.Kaplumbağalar için bu derece 24 - 27 0C arasında olmalı fakat ılıman bölgelerden gelen amfibiler için daha düşük tutulmalıdır. Hatta ev içindeki barınaklarda çoğu zaman suyun ısıtılması gerekmeyebilir.

Vivariuma bitki eklemek genellikle gerekli değildir. Su kaplumbağaları bitkileri yer veya yerlerinden söker, ayrıca bitkilerin varlığı akvaryum bölgesinin temizliğini zorlaştırır. Ancak amfibileri üretirken aquatik bitkilerin eklenmesi yumurtlamayı olumlu etkileyecektir. Bu yolla yumurtaların toplanması kolaylaşır ve bu sayede yavrular kolayca başka yere nakledilebilirler.

Tropikal Aquatik:

Nispeten daha az sayıda amfibi, gelişimini tamamladıktan sonra tamamen aquatik bir ortama ihtiyaç duyar. Böyle bir amfibi türü aksolottur, bu canlı solungaçları sayesinde sudan oksijen sağlar ve atmosferik oksijenden yararlanamaz. Bu canlı oda ısısından hariç ekstra bir ısıtma tertibatı gerektirmezken Afrika pençeli Kurbağalar 27 0C’lik su sıcaklığına ihtiyaç gösterir.

Akvaryumlarda olduğu gibi çakılların altına bir filtre koymak suyun temiz kalmasını sağlar. Akvaryumda balık beslemek için üretilmiş diğer ekipmanlar, örneğin bir su ısıtıcısı, her ne kadar akvaryum tamamen suyla dolu olmasa da yararlı olacaktır. Akvaryum tavanına uygulanacak lamba su altındaki canlıların aydınlanmasını sağlarken su yüzeyine kadar çıkan bitkiler ışığın uygun dağılmasını olumlu etkiler.

Genellikle akvaryum tabanında çakıl substratın içine bitki ekmek iyi bir fikir değildir. Bu tür çevrede yaşayan amfibiler ve sürüngenlerin yüzme davranışlarının sakarca olması nedeniyle genellikle köklerinden söküleceklerdir.

Temizlik ve suyun iyi oksijenlenmesi son derece önemli parametrelerdir. Bu yüzden bir su pompası kullanılmalıdır. Bir klor önleyici veya suyu yumuşatmak için satılan maddeler balıklar için olduğu gibi bu tarz bir çevrede de oldukça yararlıdır.

Beslenme

Bu canlıların temel besin ihtiyaçları tıpkı bizimkiler gibidir; karbonhidratlar enerji için, proteinler büyüme ve yaraların iyileşmesi, yağlar esansiyel yağ asitlerinin sağlanması ve konsantre enerji kaynağı olarak kullanılır. Yağlar aynı zamanda bu canlıları kış uykusu süresince desteklemek amacıyla vücutta depolanır. Vitamin ve mineraller vücuttaki birbirinden farklı fonksiyonlarını gerçekleştirmek için küçük miktarda alınır. Örneğin kalsiyum sağlıklı kemik iskelet yapısı için gereklidir ve iyot amfibilerin metamorfozunda önemli yere sahiptir.

Herbivor Dieti:

Beslenmesi en kolay hayvan grubu hiç şüphesiz herbivorlardır. Yeşilliklerden, çeşitli sebze ve meyvelerden oluşan, vitamin ve mineral takviyesi yapılan değişik dietler oluşturulabilir. Sadece nadir durumlarda, herbivor sürüngenlerin omurgasızları da yediği öne sürülmektedir. Oysa normalde bu şekilde beslenmezler.

Artan kimyasal sprey seçenekleri sayesinde herbivor dietinin bazı elemanları -örneğin tere gibi - evde; veya bahçede çeşitli sebzeler yetiştirilebilmektedir. Ispanak gibi keskin lezzetli sebzeleri çok miktarda vermekten kaçınılmalıdır. Çünkü genelde yüksek miktarda okzalik asit içerir ve barsaktan kalsiyum emilimini önler. Eğer evde tohumdan yetiştiriliyorsa düşük okzalik asit içeren bir suş kullanılabilir.

Lahana, brokoli, brüksel lahanası, bok choy, karnıbahar, kale ve diğer lahana ailesi türleri tiroid problemleri ve guatra yol açtığından ölçülü kullanılmalıdır.

Ispanak ve pancar yaprakları kalsiyumu bağlayan okzalatlar içerirler.

Marul beslenme yönünden değersizdir

Bir çok bitkinin koyu yeşil dış yaprakları daha besleyicidir.

Karahindiba birçok sürüngen için popülerdir ve doğadan toplanabilir ancak tarım ilaçlaması yapılmamış bölgelerin tercih edilmesinde yarar vardır. Ayrıca karahindiba, uzun kökü parçalara bölünüp her biri ayrı ayrı nemli toprağa gömülerek kolayca çoğaltılabilir. Işıklı bir yere konduğunda kolayca filizlenir ve çok geçmeden yaprak verir. Ayrıca çiçekleri de yenilebilmektedir.

Günümüzde vejeteryan sürüngenler, özellikle Yeşil İguanalar için hazır ticari mamalar bulmak mümkündür. Bu ürünler canlının ihtiyacı olan bütün bileşenleri dengeli olarak içerecek şekilde formüle edilmişlerdir. Ayrıca kullanımları pratik olup ekstra vitamin – mineral takviyesine ihtiyaç göstermezler. Bu besinlerin konserveleri kuru pelletlerden daha lezzetlidir. Bir sürüngeni pelletle beslenmeye alıştırmak için bir miktar yeşillikle karıştırılabilir veya lezzetlerini arttırmak için ıslatılabilir. Yalnız, yenilmeyen ıslak pelletler küflenmeden uzaklaştırılmalıdır. Ayrıca sürüngenlerin bu tür besine serbest şekilde ulaşabilmeleri obeziteye neden olabilir.

 

İnsektivor Dieti (Yem Böcekler):

 

Günümüzde ticari olarak canlı besin olarak adlandırılan bu türde besin seçenekleri rahatlıkla temin edilebilmektedir. Bazı durumlarda ise beyaz kurtlar (Enchytraeus) ve meyve sineklerinde (Drosophila) olduğu gibi bir başlangıç kitiyle hayvan sahibi tarafından yetiştirilebilmektedir. Bu küçük omurgasızlar genç amfibiler için idealdir. Büyüdükçe yavru cırcır böcekleri dietlerine sunulabilir.

Aslında cırcır böcekleri en ideal canlı besinlerden biridir. Çünkü değişik boylarda temin edilebilmektedirler. Bu omurgasızlar için özel vitamin ve mineral katkı tozları bulmak mümkündür. Bu tozlar böceklerin kabukları üzerine dikkatlice serpilmelidir. Cırcır böceklerini besin olarak kullanmaktan ileri gelebilecek beslenme yetersizlikleri böylece önlenebilir. Gerektiği durumlarda ele alınmalarını kolaylaştırmak için hareketlerini azaltmak amacıyla bir kaç dakika buzdolabında soğutulabilirler. İyi kapanmış bir kutuya nem için ıslak sünger ve yemek için çim koyulursa gerektiği kadar saklanabilmektedirler.

Yemek kurtları (Tenebrio Monitor) diğer bir temel besin öğesidir, yine mini kurtlardan büyük kurtlara doğru değişik boylarda bulmak mümkündür. Ne yazık ki dış yapılarının daha sert olması nedeniyle küçük türler tarafından sindirilemez. Sindirebilen hayvanlar içinse, besin değerlerini arttıran özel besinler mevcuttur.Yemek kurtları havalandırma delikleri olan kapalı kutularda tutulmalıdırlar. Besin ihtiyaçları için tavuk yemi (ilaçsız) ve nem sağlamak için bir parça elma ile bakımları sağlanabilir. Zamanı gelince pupa aşamasına geçip küçük siyah böcekler olarak ortaya çıkarlar. Bu çevrede kurtları üretmek mümkün olmakla birlikte, bu yavaş bir prosestir.

Güve veya pervane larvaları, sürüngenler için diğer besinlerle birlikte kullanıldığında çok iyi bir yumuşatıcıdır. Çeşitli boyda çekirgeler daha büyük sürüngenler için canlı besin olarak kullanılabilir.

Özel yetiştirilmiş solucanlar pek çok farklı tür için yararlı olmakla birlikte bahçe solucanları konusunda dikkatli davranılmalıdır çünkü parazit saçabilirler. Solucanlar nemli çimle kaplanmış konteynırlarda tutulursa canlı besin olarak kullanılmadan önce barsaklarının boşaltılması sağlanabilir. Doğal olarak ek canlı besinler için bahçede araştırma yapılabilir, örneğin örümcekler genelde popüler yiyeceklerdir.

Carnivor Dieti (Yem Hayvanlar):

 

Sürüngenlere özel bazı mağazalardan donmuş fare, rat, kuş yavruları ve benzeri yem hayvanları temin etmek mümkündür. Ancak bunlar yılan veya kertenkelelere sunulmadan önce çözdürülmelidir. Asla bu hayvanlar canlı olarak yılanlara sunulmamalıdır. Çünkü yasalara aykırı olmakla kalmayıp fare veya rat dönüp yılana saldırabilir, veya rodent ev içinde kaçıp kaybolabilir. Gerekli durumlarda avı sunmak için forsepsler kullanılabilir ve yılanın ava saldırması sağlanmış olur. Fare ve sıçanlar boy boy satışa sunulmaktadır. Pinkiler en küçük fareler olup 1 günlük yaşta öldürülmüşlerdir. Flaflar ise biraz daha büyük ve tüylüdür. Avın boyutu besleneceği yılana göre değişir. Yılanın iştahına göre korelasyon halinde dengede tutulmalıdır. İlk beslemeden sonra yılanın tekrar iştahını kazanması 1 hafta kadar sürebilir. Takiben, haftada bir veya iki kez beslemek gerekir. Böcek yiyen türler ise günlük olarak beslenmelidir. Alternatif besin kaynağı olarak, yılanlar için gerekli bütün bileşenlerin formüle edildiği özel sosisler farelerde olduğu gibi çeşitli boyutlarda bulunabilir. Eğer rodentleri tutmak hayvan sahibinin hoşuna gitmiyorsa sosisler iyi bir alternatiftir ve yavru sürüngenler tarafından severek yenir.

Bazı su kaplumbağaları ve yılanlar balıkla da beslenebilir ancak bu tür diette tiamin eksikliği riski vardır. Ancak diette ara sıra bulunan bir öğe olarak balıklar yararlıdır.

 

Vitamin – Mineral Takviyesi:

 

Son yıllarda marketlerde çeşitli vitamin - mineral takviyeleri bulmak mümkündür ve bunlar özellikle yeni ithal edilmiş sürüngenlerin desteklenmesi açısından yararlı olur. Bu tür ürünlerin kullanımında ölümcül olabilecek doz aşımına neden olmamak için dikkatli kullanım gereklidir. Paket üzerindeki doz asla aşılmamalı ve aynı anda iki ürün kullanılmamalıdır. Bu konuda sürüngenler hakkında deneyimli bir veteriner hekimden tavsiye alınabilir.

 

 

 

 

 

Yılan Vivarium'u

 

Türlerine göre:

- Çöl ortamında yaşayan bazı Boğa ve Piton yılanları (Indian Sand Boa, Eryx Johnii Desert Rosy Boa, Lichanura Trivirgata) için özel çöl vivaryumu hazırlanmalıdır. Su sistemi kap veya püskürtme yoluyla sağlanır. Düz kaktüs ve diğer çöl bitkileri kullanılabilir.

- Orman yılanları (Emeral Tree Boa, Green Tree Boa) için yine cam bir akvaryuma benzer ortamda yeşil nemli altlıklar, özel steril kirli toprak gibi malzemelerle vivaryum hazırlanabilir. Ortamın nemi üst camların havalandırma delikli olması gibi özel şartlarla ve çeşitli bitkilerle muhakkak sağlanması gereken bir unsurdur. Yine su kabı, saklanma kutusu konmalıdır. Ağaç malzeme yılana tabanda bazen zarar verebileceğinden pleksiglas veya plastik tercih edilebilir. Yılanın olabildiğince doğal ortamına özgü olabilecek şekilde tropikal ortamlar oluşturulabilir. Örneğin su havuzları, büyük bir yılansa büyük yüzme havuzu vb.

- Bebek yılanlara plastik ayakkabı kutusu içinde, kaya, su bitki, maksimum yarım inç lik su (boğulmaması için) içeren vivaryumlar kurulabilir.

Isı: Bir çok boğa ve piton yılanı 80-85 derece fahrenaytta yaşar. Çiftleşme dönemlerinde bu ısı 10 derece kadar daha düşük olmalıdır. Elektrik ısıtmalı kayalar, tank altı ısıtma kablo ve lambalar sisteme dahil edilebilir. Ancak vivaryum ısıtması için kullanılan kablolar hiç ıslanmamalı ve ayrıca hayvanın aşırı sıcaktan dehidre olmasının da önüne geçilmesi gerekir. Lambalar 60-150 wattlık seçilebilir.

Nem: Nem önemli bir faktördür. Özellikle çitleşme dönemi ve izleyen dönemde nem şarttır. Bunu sağlamak için su sprayleri de kullanılabilmektedir.

Işık: Piton ve boğa yılanları için özellikle ultraviyole ışık kullanılır. Veya filtre edilmemiş güneş ışığı sağlıklıdır. Bazı vitamin ve minarellerden vücudun yararlanabilmesi buna bağlıdır. Işık düzeninin ayarı için zaman ayarlı otomatik timerlardan yararlanılabilir.

Temizlik:Hijyene her zaman dikkat edilmelidir. İnsan elleriyle de çeşitli mikroorganizmaları yılana taşıyabilir. Eller yılan ve malzemeleriyle uğraşırken hep temiz olmalıdır. Aksesuarlar ve vivaryum temizliğinde yılanı temin ettiğiniz yerden önerilecek uygun dezenfektanlar kullanılmalı, sıradan malzemeler kullanmaktan kaçınılmalıdır. (Olası zehirlenmeleri engellemek için). Sabun ve deterjanlar hiç bir hayvanın bakımında tavsiye edilemez. Normal dezenfektanlarıyla temizlendikten sonra her tür malzeme mutlka çok iyi durulanmalıdır. Özellikle de egzotik hayvanlar bu konularda çok hassastırlar. Her gün su kapları temizlenip içe suyuyla yenilenmelidir. Taban temizliği idrar ve atık olacağı için yine her gün yapılması gereklidir.

Kayıt: Yılanınızı aldığınız gün-tarih, aldığınız yer, bilgilendiriciniz ve dükkanın ulaşım numaraları, hayvanın aldığınızdaki boyu-kilosu, genel sağlık durumu, herhangi bir problemi olup olmadığı, aldığınız yerdeki beslenme şekli, çiftleşme tarihleri ve dönemlerini kayıt etmelidir. Böylelikle düzenli bir kaydı olan yılanınızın herhangi bir probleminde veteriner hekiminizin de başvurabileceği bir dosyası olmuş olur.

Yılanlara yaklaşmak: Boa yılanı agresif olabilen bir yapıya sahiptir. Yılana yaklaşırken yavaş ve görebileceği şekilde yumuşak ses tonuyla yaklaşılmalı, ilk günden veya sonradan elle tutulmak istendiğinde strese girebileceği unutulmamalıdır. Bir boğa yılanın sahibi bile olsanız boynunuza sarılmasına izin vermeyin. Yılanı uygun tutuş biçimlerini aldığınız yerden öğrenin. Boynun arkasından tutmayın, çenesinin arkasından bir bölgeden tutabilirsiniz.

Yiyecek: Yılanı aldığınız petshoptan muhakkak düzenli ne yediğini öğrenip ona devam edin. Ani gıda değişimleri zaten stres faktörünün çok olduğu (yeni bir sahip yeni bir ortam vb.) bu dönemde daha da zararlı olabilir. Genelde kemirgenler, kurbağa, fare, kertenkele, kuş yavruları, kurbağa bacağı vb. canlılarla beslenir.

Beslenme: Beslenmede canlı hayvan kullanmak uygundur. Bazen ölü verilen yemi hayvan stresliyse yemeyebilmektedir. Günde birkaç kez, küçük parçalar halinde vermek uygundur. Yem bazen dondurulup saklanabilir. Nem ve ısı uygun değilse de yemeyi reddedebilir. En favori yemlerinden biri püre halinde tavuk ve biftektir. Minik kemik parçaları, vitaminler, canlı hayvan yumurtaları, elektrolitler vb. ürünleri petshopunuzdan elde edebilirsiniz.

Genel sağlık problemleri: Kene, solucan, şeritler gibi parazitler olabilir. Veteriner hekim tarafından ilk alınan hayvan ya da bakıcısıyla beraber check-up edilebilir. Bazı bakteri ve virüsler yoluyla enfekte olurlarsa solunum sistemiyle ilgili olarak, öksürük, hapşırık, burun akıntısı, anoreksia, yemek yememe-az yeme, kusma, zayıflık, letharji gibi birçok şikayet gündeme gelebilir. Çok yedirme, çok fazla ısı, transport gibi nedenlerle kusma izlenebilir. Yanıklar, stres, kafes yaralanmaları, kemirgen tarafından ısırılma, hijyenik olmayan ortam yüzünden salmonelle(bakteriyel) enfeksiyonları gibi sorunlar da çıkabilir.

kaynak: BOAS&PYTHONS BREEDİNG AND CARE, by Eric D. Stoops& Annette T.Wright.

 













 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=