tropicalaqua
  akvaryum canlıları
 
LEPİSTES




1-)Lepistes Bakımı ve Genel Özellikler


Lepistesler renkli ve küçük balıklardır.Bakımları kolaydır,fazla maliyetli değildir. Küçük bir fanusta yeterli olabilir.Erkekleri daha küçük ve çok renklidir.Ama dişileri tek veya çift renktir ve erkeğe oranla büyüktür.Günde bir kere yem vermek yeterlidir.Pul yem lepisteslere daha uygundur.40 litrelik akvaryuma yirmi ile elli balık arasında koyabilirsiniz.

2-)Lepistes Üretimi
Lepisteslerin üreme iç güdüleri çok yüksektir.Eğer kendi akvaryumunuzda üretim yapmak istiyorsanız bir adet yavruluk alın veya dibe plastik bitki(sadece yavruların içine girebileceği büyüklükte) almalısınız.Lepistes yumurtlamaz.Yumurtalarını karnında taşır ve yaklaşık 14 günlük bir süredir.Dişinin yumurtalarının olduğu kuyruğun başlangıcındaki(dışkının çıktığı yere yakın olan bi yer) kararmış sa onu yavruluğa alınız.Eğer gebe bir lepistesin etrafında balık gezinmiyor ise plastik bitkinin sakıncası yoktur.Eğer takip ediliyorsa yavruları yiyeceklerdir.Ticaret anlamında bir üretim yapmak istiyorsanız büyük bir fanus alınız ve dibine iki sıra misket veya plastik bitki koyun.Dişiyi bu fanusa ayırınız yavruladığında tekrar akvaryumunuza kurun.

MOLİ


Latince Adı: Poecilia sphenops
Sıcaklık: 22-30 C
Su Sertliği: Sert
pH: 7.5 – 8.2
Yüzme Seviyesi: Yüzey ve Orta
Anavatanı:Orta Amerika ve Texas’daki yarı tuzlu ve tatlı sulardır.

Beslenme:

Moliler, yemleme konusunda problem oluşturmasada ağırlıklı olarak bitkisel beslenmelidir. Tubifex türü yemler asla verilmemelidir.

Davranış:

Üreme zamanlarında hafif çatışmalar olaşabilinse de barışçıl bir balık türüdür.

Üreme:

5 ile 6 aylık olduklarında üremeye hazır duruma gelirler. Canlı doğum yaparlar. Ortalama 45 günde bir dogururlar, 20 ile 50 cavarında yavru dogururlar. özellikle kendi yavrularına zarar vermezler. Bunun için, akvaryumda başka balık çeşitleri yoksa ise doğum ana akvaryum içinde oluşturulabilir.

Cinsiyet Ayrımı:

Erkeklerde gonopod vardır dişilerde ise bulunmaz.
Tür Hakkında:
Özellikle ısı farklılıklarına karşı çok duyarlıdırlar. Kolayca mantar hastalığı oluşa bilir. Bulundukları akvaryuma 10 litreye 1 çay kaşığı kadar tuzu(kaya tuzu) eklemekte fayda vardır.

MELEK

 

 

Latince Adı: Pterophyllum Altum
Beslenme Biçimi: Hem etçil, hem otçul
Davranış Biçimi: Yutamayacağı boydaki balıklara karşı barışçıl.
Kendi Türlerine Davranışı: Orta derecede agresif.
Yüzme Seviyesi: Orta Seviye
Cinsiyet Ayrımı: Erkek ve dişi arasında belirgin bir fark yoktur.
Üreme: Düz yumurta dökerler. Dişi erkek beraber yumurtalara bakarlar. Akvaryum şartlarında üretimi zordur.
Sıcaklık: 26 - 28 °C
En Fazla Büyüdüğü Boy: 20 cm, yüksekliği 40 cm'i geçebilir.
En Az Akvaryum Hacmi: 300 lt, yükseklik en az 60 cm olmalıdır.
Su Sertliği: Çok yumuşak.
pH: 5.5 - 6
Zorluk Seviyesi: 3 (Zorluk Seviyesi: 1 en kolay, 5 en zor. Balığın akvaryum şartlarında beslenmesini zorluğu ile ilgili bilgidir.)

Kahverengi, bronz renklere sahiptir. Vücudu dikine 3 şerit keser. Bu şeritler daha koyu kahverengidir. Biri göz üzerinde, diğeri ortada ve üçüncüsü alt ve üst yüzgeci tamamlayan şerittir. Altumları diğer meleklerden ayıran özellikse, ağız kısmının üzerindeki çöküklüktür. Yukarıda saydığımız bu özellikler, çoğu akvarist tarafından bilinen sabit bilgilerdir.
Altumlar sivrisinek larvası, karides, kankurdu, su yüzeyinde yüzen kaliteli pul yemlerle beslenmelidir.
Discus, ramirezi, scalare(melek), catfish(kedi balığı), Armored, Pimelodids, Doradids, Loricarids tank arkadaşları arasındadır.

Peki bu balık neden akvaryuma adapte edilemiyor yada neden uzun süre yaşatılamıyor? Bir çok sitelerde araştırma yaptığınızda, akvaryumlarda altumun boy boy fotoğraflarını görürüz. Hemen bir soru gelir aklımıza, peki burada nasıl yaşıyor? İşte ilginç olanda şu ki, orada da fazla yaşamıyor. İki yada üç ay gibi bir ömrü var. Dünyada çok az sayıda uzman akvarist, bu balığı akvaryum ortamına adapte etmeyi başarmış ve üretebilmişlerdir.
Altum'u F1 bulmak neredeyse imkansız gibi bir şey. F0, yani vahşi ortamından yakalanan altumlar direkt ithalatçı firmalara yönlendiriliyor. Bu konuyada açıklık getirelim, eğer yağmur sezonu bereketli geçti ise ve altumlar rahat bir üreme sezonu geçirdilerse, vahşi ortamında bulmak kolay oluyor. Tam tersi olursa altumları bulmakta güç oluyor.
Amazon biotopu en zor olanıdır. Diyelim ki tankımızı hazırladık ve balıklarımız geldi. Geldiği yerdeki su şartları, beslenmesi vs. bu konuda çok bilgili olmamız ve getiren ithalatçı firma ile birebir bilgi almamız şarttır. Bu bilgileride aldık diyelim. Değerli akvaristler, en önemli husus bu balığın vahşi ortamında yaşadığı su şartları aynen şöyledir. pH 3,8-4,3 arası / gH ve kH 0°dır. Bulunduğu ortamdaki su çok yumuşaktır. 0 – 4 dH, 0 – 70 ppm : çok yumuşak.
Ellerinde devasa arıtma cihazları bulunan ve amazondan su örnekleri getirtip birebir tutturan akvaristler bile, su değerlerini sabit tutamamış ve altum besleme hayalleri maalesef hüsranla sonuçlanmıştır.
Dünyada bunu başaran yok mu? Var tabiki , ama çoğu akvaristin bildiği sabit bilgileri söyleyip bilgi vermiyorlar. Verdikleri bilgilerde 8-10 haftalık altum yavrularını akvaryuma adapte ettikleri, ph 4,8-6,2 / dh 1.0 - 5.0, /kh: 1 - 5o arası ve 27-31 derecede yaşattıklarıdır.

Pterophyllum Altum besleyen bazı yabancı ülkelerdeki uzman akvaristlerin, deneyimleri ve
bu balık hakkındaki görüşleri;

Tankı öylesine dekor etmelisiniz ki, habitatıyla birebir olması lazım. En az akvaryum hacmi 500 ila 700 litre arasında tutulması gerekiyor. Çok sık ağaç kökleri bulundurulmalı. Temizlik ve tank hijyenine dikkat açısından taban malzemesine kum konulmamalı. Dış motorun tank ebatına uygunluğu yanı sıra, yağmurlama sistemi ile akıntı en aza indirgenmelidir. Tank ısısı 30-32 derece olmalıdır.
Altum'ların bulunduğu ortam, mevsim şartlarına göre çok değişiyor. Yağmur sezonunda derinlik 8 metre civarında olurken pH da bununla beraber 4,8 e düşüyor. Yağmur sezonu genelde amazonda, Nisan ve Mayıs aylarıdır. Sular çekildiğinde ise, nehir neredeyse çok hareketsiz hatta durgun hale geliyor ve haliyle pH da bununla beraber yükselişe geçiyor. Çok önemli püf noktada buradaki benim düşüncem, vahşi altumların bu evresini akvaryumda tutturamıyoruz. Sular yükseldiğinde ki su basıncı ve pH düşmesi, sonrasında suların çekilerek neredeyse ağaç kökleri aralarında kalıp adapte olmaları ve pH yükselmesi. Bunları akvaryumda uygulamak çok bilgi, tecrübe ve deneyim gerektiriyor.

Bir uzman akvarist, altumların yaşadığı bölgeye giderek hem su testi hemde vahşi altumlardan yakalayarak ilk tecrübesine atılmış. Habitatından topladığı kökleri akvaryuma dizayn etmiş. Yaklaşık 10 cm. büyüklüğünde genç bireylerden oluşan altumları, yanlarına 7 adet turquoise discus ekleyerek 100*100*70 büyüklüğündeki tanka atmış. İlk hafta bir tane altum ölmüş ve o günden sonrada günlerce uykusuz kalmış. Bunun nedeni ise çok ürkek olmaları ve sürekli saklanmalarıymış. Bazen balıkları göremiyor ve bir kökün arasındamı kaldılar diye endişeleniyormuş. Yaklaşık 1 sene sonra altumlar tam 20 cm. olmuş. Tankta epeyce form kazanan altumlar, birbirlerine kur yapmaya bile başlamışlar. Hatta gözüne çarpan üç tane altumdan ikisi, birbirlerine üstünlük sağlamak için mücadale veriyorlarmış. Uzman akvaristimizin yorumuna göre, bu ikisi dişiymiş. Erkekle çiftleşme isteğinden kaynaklanıyormuş. En nihayet eş seçilmesi tamamlanmış. Üretim tankına ayırmış ve iletkenliği 15 µS ve pH ı 5’e çekmiş. Akvaryuma birkaç kök koymuş ve ertesi gün altumlar kökleri temizlemeye başlamışlar. Daha sonra uzmanımız akvaryuma bir adet, Spathiphyllum (peygamber kılıcı ) diye bildiğimiz yapraktan koymuş. Altumlar direk bu yaprağı temzilemeye başlamışlar. Akşamüstü olduğunda 150 kadar yumurta görmüş(18:30). Yumurtlamanın devam ettiğini gören akvaristimiz rahatsız etmemiş ve 20.30’a kadar yumurtlama devam etmiş. Bu süreçte yaklaşık 600 yumurta bırakmışlar. 72 saat sonra yumurtaların çok azı mantarlaşmış. Kuyruklarının ilk hareketleri görülmüş. Diğer 72 saatte serbest yüzmeye başlamışlar. Tank ne kadar büyük olursa olsun altum yavruları yemi mutlaka bulurlarmış arkadaşlar. İlk yemleri olan artemia'yı hemen tüketmemişler, ama bir süre sonra kabul etmişler. Anne ve baba altum sürü halinde tutmak için yavrularını çok gayret sarfediyorlarmış. Her gün su değişimi yapıp, tankın sürekli temiz kalmasını sağlamış. Her yemlemeden sonra, dip çekimini hiç aksatmamış ve süratle büyümelerine hayran kalmış. Bu süreçte altumlar 5-6 haftalık oluncaya kadar sadece üç veya beş altumu ölmüş. 4 aylık olduklarında 15’er adet olacak şekilde 450’şer litrelik akvaryuma altumlarını ayırmış.

VELİFERA


 

İsim:
Poecilia velifera (Valifera)
Latince İsim:
Poecilia velifera
Köken:
Orta Amerika kıtası Meksika Yukatan bölümü
Davranış:
Orta derecede agresif.
Türüne Davranışı:
Bulunduğu akvaryumda sadece 1 erkek olması önerilir
Yüzme Seviyesi:
Orta - Y
Cinsiyet Ayrımı:
Erkekler daha renkli ve üst yüzgeçleri daha gelişkindir. Erkeklerde gonopod bulunurken dişilerde bulunmaz.
Üreme:
Canlı doğum (Yumurtanın balığın karnından ayrıldıktan hemen sonra yırtılması ile)
Su Sıcaklığı:
25?C - 28?C
Ulaşabildiği Boy:
15 cm.
Akvaryum Hacmi:
100 litre. ?ri boyutlara ula?malar? i?in en az 300 litrelik tanklar gereklidir.
pH:
7.5-8.0
Yorum:
Nehrin denize döküldüğü bölümlere yakın yaşadıkları için akvaryumlarının suyu acı olmalıdır. 50 litreye bir çay kaşığı tuz atmak hem acı su şartlarını sağlayacak hemde balığın mantara ve beyaz beneğe karşı dirençli olmasını sağlayacaktır. Akvaryumda 3 dişi 1 erkek olarak bakılmaları önerilir, 2 yada daha fazla erkek konulduğunda baskın olan erkek diğer verliferayı hırpalayabilir. Üremeleri diğer canlı doğuranlara göre biraz zordur, yavrular artemia ve toz yemle beslenebilir. Erkeklerin sırt yüzgeçleri kur döneminde balık için çok önemlidir, hacim olarak küçük akvaryumlarda balığın üst yüzgeci fazla gelişmez.

KILIÇ KUYRUK


 

Öneriler Tabiatı gereği yüzmesi için akıntılı bol bitkili ve geniş alan olması gerekmektedir.Bol bitkili akvaryumlarda ise yavruların saklanmasına ve av olmamasına yardımcı olur..
Özellikler Üreme Canlı doğum Yumurtanın balığın karnından ayrıldıktan hemen sonra yırtılması ile Sıcaklık: 25° 28°C En Fazla Büyüdüğü Boy Erkekler kuyruk hariç 10cm dişiler 12cm pH: 7.0 8.3





Latince Adı: Cichlasoma nigrofasciatus

Habitatı ve Anavatanı: Orta Amerika

Beslenme Biçimi: Etçil

Davranış Biçimi: Çok agresif.

Kendi Türlerine Davranışı: Çok agresif.

Yüzme Seviyesi: Dip-Orta

Cinsiyet Ayrımı: Erkekler yaşlandıkça kafa yaparlar, dişilerin ise karnında pembeleşme ve parlaklık görülür. Üreme zamanı dişilerin turuncu renkleri iyice belirginleşir. Resimlerde üstteki balık erkek, alttaki dişidir.

Üreme: Kolaydır, düz yumurta dökerler, anne ve baba yumurtalara beraber bakarlar. Tek eşlidir. Uygun dişi, erkek sağlandığı zaman üreme olacaktır. Dişi; bir kovuğun, testinin içine yumurtalarını döker. Eğer akaryumda başka türler yoksa yavrularını büyütürler. Başka türler varsa yavrular kendilerini kurtaracak boya ulaşamazlar. Yavru kaybı olmaması için erkek ayrılabilir.

Sıcaklık: 23-27 °C

En Fazla Büyüdüğü Boy: 15 cm

En Az Akvaryum Hacmi: 150lt

Su Sertliği: Orta

pH: 7

Zorluk Seviyesi: 1

Genel Yorum: Çok dayanıklı ve kavgacı balıklardır. Kötü su şartlarını yüksek oranda tolere edebildikleri ve kolay üredikleri için yerni başlayan hobiciler için uygun olsalar da kavgacı yapıları hobicileri bu balıklardan soğutabilir. Albino varyasyonu da bulunur. Türün saflığını korumak için albino türler albinolarla çiftleştirilmelidir.


Aktavist Yorumları: 1) Bakımı en kolay türlerden biridir. Tecrübeli hobicilerinde söylediği gibi yeni başlayanlar için tercih edilebilecek en ideal cichlid türüdür. 10 yıl ara verdiğim bu hoby'ye tekrar onlarla başlayarak merhaba dedim. 2,5 ayda 80 yavru aldım. Aşağı yukarı 25-35 gün arası yumurta döküyor. Yavrularını eşi ile beraber diğer balıklardan itina ile koruyor. Fakat sadece yavruları varken meşhur agresifliğini gösteriyor. Yavruları yokken inanın çok uysal ve uyumlu bir tür. O nedenle karma akvaryuma koymak isterseniz eş tutmayacak şekilde bir düzen kurmanız gerekir.( sadece 2 dişi veya 2 erkek yan yana) Bu sayede uyumlu olan karma akvaryumunuzun dengesini bozmadan huzur seyirler sizin olabilir. Not: Beyaz (Albino) Zebra ile de eş tutabilmektedir. O nedenle eş tutmaz diyerekten dişili erkekli birbirine karıştırmamanızı öneririm.

ANCİSTRUS



ÜRETİMİ
Ancistrusların hepimizin tanklarında boy göstermesinin bir nedeni akvaryum ortamında
üreyebilmeleridir.Fakat bir çok akvarist ellerindeki ancistrusların üremediğinden şikayetçi.Ancak birazdan anlatmakta olacağım bilgilerle artık sizinde cüce vatozlarınızın(ancistruslarınızın) üreme, ürememe gibi sorunları aşabileceksiniz.. & amp; nbsp;

 
Öncelikle gerekli koşulları ayarlamalısınız ki bunun ilk yolu, damızlık 1e2d yada 1e1d gibi çiftler oluşturmanızdır.Bundan sonra yapıcağınız basamak ise suyun ısısıdır..Üremeleri için gerekli olan sıcaklık 22-24 derecedir..Normal cichlid gibi balıklarda sıcaklık ne kadar artarsa o kadar kızgınlaşır balıklar ancak ancistruslarda su sıcaklığınız 25-26 derece civarıysa yavaş yavaş 1-2 gün içinde 2-3 derece azaltarak 22-24 derece aralığına getirebilirsiniz.Tankı bitkilendirmenizde fayda vardır..Tanklarını çok fazla pisleten bu ancistrusların kendi oluşturdukları aşırı nitrattan ölmemeleri için tankı bitkilendirmeniz yararlı olucaktır..Akvaryumunuza oksijeni bol tutmanız yumurta dönemlerinde çok önemlidir.Yumurtalar açılmaları evresinde oksijene ihtiyaç duyarlar ve eğer tankta yeterli oksijen olmazsa yumurtaların mantarlaşması işten bile değildir..


Dikkat edilecek hususlardan birisi erkeklerin dişilere oranla daha büyük olmalarıdır ki dişileri yumurtlatabilmek için küpe onları baskı ile sokabilmelidir.Eğer erkek dişiden boy olarak küçük ve orantısızsa çiftleşme olmayabilir.Balıklarınızdan dişilerin karın kısımlarını her geçen gün takip edin..Dişinizin karın kısmında şişkinlik ve anüs kısmında kızarıklık var ise balığınız yumurtlayacaktır.Bundan sonra tüm iş erkeğinize kalıyor..Erkek ancistrus dişi balığı kendi sahiplendiği küpün, hindistan cevizi kabuğu vs. dar girişli geniş hazneli bir cismin içerisine zorla sokup yumurtalarını aldıktan sonra dişinin yavrularla tüm bağı kesilir..Tüm geri kalan görevi baba üstlenmektedir.

 

Baba ancistrus yumurtalara oksijen ulaşması için gün boyu onları yüzgeçleriyle havalandırır ve yumurtaların bulunduğu cisme hiçbir canlıyı yaklaştırmaz.



Yumurtalar 5-6 gün içerisinde minik karın keseleri ile birlikte küpün içine yapışan canlılar haline gelirler ortalama 1-2cm olmaları için yaklaşık 1 ay geçmesi gerekmektedir...Anne ve babadan yavruları ayırmazsanız yavruların gelişimi bayağı bir hızlanır.Anne yada baba veya diğer damızlık ancistruslar yavrulara hiçbir şekilde zarar vermezler.Aile içerisinde büyüyüp yetişebilirler..


BESLENME
Cüce vatozlar protein ve bitkisel olarak beslenen balıklardırGenel olarak bitkisel ağırlıklı beslenirlerBitkisel beslenmeleri cüce vatozlar için bir pozitiftirBitkisel beslenmeleri üremelerinde ve gelişmelerinde önemli rol oynarÇok fazla protein ağırlıklı beslendikleri zaman sindirim sistemlerinde sorun yaşarlarArasıra vereceğiniz haşlanmış ıspanak,havuç ve çiğ salatayı büyük keyifle ve iştahla yerlerBu şekilde besledikten sonra akvaryumun suyu çekilmelidirDipte kalan salatalık ve ıspanak parçaları daha sonra balıklar için zarar teşkil ederVerdiğiniz yemlerin akvaryumun dibine inmesi gerekirYosa vatozlar kolayla akvaryumun üst kısmına çıkarak beslenmezlerBeslenseler bile ürkek bir şekilde beslenirler

KRİBENSİZ



kribensis üretimi



Üretimi çok kolaydır. Kovuğa yumurtlarlar. Kribensis, çoğunlukla karma akvaryumlarda üreyebidiğinden, genellikle hobiye yeni başlayanlarca ilk üretilen balıktır. Tek eşli balıklardır ve böyle bir çifti elde etmek için altılı bir grup satın alınmalı, yahut daha fazla genç balık bir arada büyütülüp, doğal olarak çift olmaları sağlanmalıdır. Bir erkek ve bir dişi almak, çift olmaları için garantili bir yol değildir ve eş olamadıkları zaman iki balıktan birinin ölümü, olası bir durumdur. Eğer çift olarak alacaksanız, çiftler içinde erkeği en büyük ve dişisi en renkli olan çifti seçmelisiniz.

Akvaryum suyunun sıcaklık aralığı 24-27°C, pH aralığı 6.5-7.0 olmalıdır. Bu parametreler kuluçka döneminde hangi cinsiyetin kuluçkaya yatacağı konusunu bile belirleyebilir. Eğer su çok bazikse, çoğunlukla erkekler kuluçkaya yatar, çok asidikse bunun tam tersi geçerlidir. Potansiyel yumurtlama yeri olan kovukların yeterli sayıda olduğundan emin olunmalıdır. Yavruların filtreye çekilme tehlikesine karşı, hava veren sünger filtre veya benzer bir ekipman kullanılarak uygun bir filtrasyon sağlanmalıdır.

Yavruların yaşama oranını artırmak için, yavrularla veya yumurtalarla beslenebilecek kedi balıkları gibi dipçil türlerin akvaryumda bulunmaması gereklidir. Bununla beraber, tetralar ve rasboralar gibi grup hâlinde aktif olan türler uygundur ve kribensis çiftinin daha az utangaç olmasını sağlarlar. Anaçlar canlı, donmuş ve kuru yemlerle, zengin bir menüyle beslenmeli, yumurtlamanın en iyi koşullar altında gerçekleşmesi sağlanmalıdır.

Yumurtlama sürecine dair ilk işaret, dişi ve erkeğin renklerindeki, ama özellikle dişinin rengindeki yoğunlaşmadır. Karın bölgesi koyulaşacak, koyu mor bir renk alacaktır. Çoğunlukla üreme konusunda dişi ön ayak olur; erkeğin önünde dans eder ve kendisiyle çiftleşmeye ikna etmek için mor karnını gösterir. Hazır olduklarında, yumurtlamanın gerçekleşeceği bir kovuk seçerler veya dekorların altında kendilerine bir yer kazarlar. Sonra birkaç günlüğüne gözden kaybolabilirler.

Yumurtlama sürecinde seçilen kovuğun tavanına veya duvarına genellikle 300 civarı yumurta bırakılır. Erkek, kovuğa girmeye çalışanlara izin vermemek için beklerken, dişi, yumurtalarla ilgilenir.

Yumurtalar 2-3 gün içinde çatlar ve yavrular 7-8 gün içinde serbestçe yüzmeye başlar. Dikkatsiz akvaristler genellikle balıklarının ürediğini, yavrular toplu hâlde, ebeveynlerinin gözetiminde kovuktan dışarı çıktığında farkeder. Akvaryumda ebeveynlerinin yanında yüzen yavruları izlemek büyük keyiftir. Sürüden ayrılan bir yavruyu annesi veya babası ağzıyla tutar ve tekrar sürünün içine bırakır. Çift bu noktada dikkatle gözlemlenmelidir, zira bazı dişiler bu dönemde partnerlerine saldırabilmektedir. Böyle bir durumda erkek, akvaryumdan çıkarılmalıdır.

Yavrular artemia larvası veya mikrokurt ile beslenilecek büyüklüktedir ve ayrıca algler ve doku artıklarını da yiyeceklerdir. Yumurtlama sürecine dair sonraki ilk işarete kadar, ebeveynleri ile bir arada tutulabilirler. Anne ve babanın birbirlerine veya yavrulara saldırısı durumlarında, yavrular ayrı bir yere alınmalıdır.

KOMANDO VATOS



KOMANDO ÇÖPÇÜ BALIĞI (Corydoras paleatus Jenys,1842)'NİN ÜREME VE LARVAL GELİŞİMİNİN İNCELENMESİ:

Özet:
Bu çalışmada Komando Çöpçü Balığı (Corydoras paleatus Jenys,1842)'nin üreme ve larval gelişimi incelenmiştir. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sinop Su Ürünleri Fakültesi Yetiştiricilik Ünitesinde yürütülen çalışmada, dişiler ortalama 5.625 ±0.125 cm, erkekler ise ortalama 4.875 ±0.125 cm büyüklüğe ulaştıklarında ilk defa üreme davranışı sergilemişlerdir.
Soğuk su uygulamasını takiben üreme davranışı sergileyen balıklar T-pozisyonunu alarak yumurta bırakmaya başlamıştır. Bir üreme döneminde minimum 43 adet, maximum 168 adet yumurta bırakmışlardır. Yumurtalarını tamamen 3.5 - 4.5 saatte bıraktığı saptanan balıklarda, yumurta parti büyüklüğü (her partide bırakılan yumurta sayıları) minimum 4 adet, maximum 7 adet olarak tespit edilmiştir.
Elde edilen yumurtaların, yumurta çapı ortalama 1.799 ±0.0214 mm, inkübasyon süresi 24 ±2°C ‘de minimum 96 saat, maximum 113 saat, ortalama 102 saat sürmüştür. Yumurtaların açılım oranlarının ortalama %87.115 ve anaçların yumurtlama periyotlarının ise 20-33 gün arası olduğu tespit edilmiştir. Yumurtadan çıkan larvaların toplam boyları, ortalama 4.5625 ±0.0147 mm, besin kesesi çapı, ortalama 2.603 ±0.0209 mm olarak ölçülmüştür.
Larvalar dördüncü günden sonra besin kesesini tüketerek dışarıdan yem almıştır. Bu dönemde larva total boyu ortalama 7.5246 ±0.1085 mm olarak ölçülmüş ve bir aylık olan larvaların tüm yüzgeçlerinin ayrılması ve şekillenmeye başlaması ile ergin görünümü almaya başladıkları tespit edilmiştir.

Giriş:
Ülkemizde "çöpçü balıkları" adı ile adlandırılan Corydoras türleri sürekli akvaryum tabanında dolaşmaları ve dibe çöken yemleri yemeleri, akvaryumların tabanını hareketlendirerek dibe çöken artıkları filtrenin çekebileceği şekilde kaldırarak akvaryumların temiz kalmasına yardımcı olmaları nedeniyle hemen hemen tüm tatlısu akvaryumlarında bulundurulmaktadır (Alasya, 2000).
Çöpçü balıkları, Güney Amerika'daki çok çeşitli nehirlerde yaşar ve özellikle Amazon Nehri'nin kollarında, yumuşak zemine sahip, sığ sularda bulunurlar. Bu nedenle de nötr'e yakın ve yumuşak veya az sert (7.2-32.5 mg/lt CaCO3) suları tercih ederler (Reis, 1996; Ertan, 2003). Ait olduğu Siluriformes (yayıngiller) takımı türlerinden, vücut üzerinde adeta kenetlenmiş olan iki kıkırdak plak dizisinin varlığı ile ayırt edilebilmektedir.
Bu plaklar kiremit gibi dizilmiştir. Sığ fakat çok çeşitli karakterdeki sularda yaşar, saatte 1 - 45 kez su yüzeyine çıkarak hava yutarlar. Bu özelliklerinden dolayı oksijeni çok az olan sularda da yasayabilirler. Ağızları ile aldıkları havayı bağırsakları ile sıkıştırarak son bağırsak ile gaz alışverişi yapar. Bu özelliği ile bulundukları su kurusa bile, bir müddet yaşamını sürdürebilir.
Bu durumda göğüs yüzgeçlerinin sert ışınlarını ayak gibi kullanarak yakındaki bir su kaynağına kadar yürüyebildikleri belirtilmektedir (Axelrod ve Burgess, 1986; Şahin, 1999). Tanımlanmış Corydoras türleri arasında en küçükleri 2.5 cm'lik boylarıyla C.pygmaeus ve C.hastatus’tur. En büyük Corydoras ise 10 cm boyundaki C.barbatustur. Daha çok tanınan ve beslenen C.aeneus ve C.paleatus türlerinin boyu ise 7 cm kadardır (Ertan, 2003).
Ortalama boy uzunluğu 6,5 - 7,0 cm kadar olan Corydoras paleatus türünün vatanı Uruguay, Güney Brezilya ve Kuzey Arjantin'in çamurlu sığ sularıdır. Vücut uzun, sırtı kambur ve karnı düzdür. Gözler küçük olup üst çenede iki çift bıyıkları vardır. Vücudun yanlardaki kıkırdak plakasında üst sırada 22 - 24, alt sırada 20 - 22 kıkırdak pul vardır.
Kuyruk yüzgeci asimetrik (üst lop biraz daha büyük) gelişmiştir. Sırtın esas rengi zeytin kahvesi ya da yeşil, alt kısım sarımsı beyaz, vücut yanları sarımsı yeşil, metalik parlaklıkta yer yer iri siyahımsı lekeler vardır. Bu lekeler arasında çok sayıda siyah noktalar vardır. Noktalar kuyruk yüzgecinde iki tane yay gibi sıra teşkil ederler.
Sırt ve karın yüzgeçleri üzerinde koyu benekler bulunur. Albino varyeteleri de üretilmiştir. Erkekler, dişilere oranla daha küçük ve ince yapılıdır (Şahin, 1999; Alpbaz, 2000; Anonim, 2005). Ortalama yaşam süreleri 7 yıl olan çöpçü balıklarında erginleşme, erkeklerde 6 ay, dişilerde 1 yıl sürer. Yavru ve genç Corydoras türlerinde cinsiyet ayrımı zordur.
Ancak, yetişkin balıkların cinsiyetini anlamak mümkündür (Reis, 1996; Şahin, 1999; Alasya, 2000; Ertan, 2003). Doğada çöpçü balıklarında üreme suyun fiziksel ve kimyasal özelliklerinin değiştiği yağmur mevsiminde gerçekleşir. Üreme gerçek anlamda T-pozisyonuna gelindiğinde başlar. Bu pozisyonda balıklar birbirlerine dik açıyla dururlar ve dişinin başı erkeğin karnına dönüktür.
Erkek kendi vücudunu, göğüs yüzgeçleriyle dişinin vücudunu kavrayacak şekilde çevirir. Bu pozisyon, aynı anda sperm salınımını ve 1 - 10 arası yumurtanın dökülmesini sağlar (Kohda ve ark., 1995; Şahin, 1999; Alasya, 2000; Ertan, 2003). Yumurtaların döllenmesi ile ilgili farklı fikirler ileriye sürülmektedir. (Ertan, 2003, Altınköprü 1985 ve Alasya 2000)'ya göre dişi, T-pozisyonu durumunda erkeğin genital açıklığına ağzını dayayarak erkekten spermi alır ve ağzında depolar.
Sonra erkekten ayrılarak yumurtaları yapıştıracağı yere gider ve yumurtaları yapıştırdıktan sonra ağzında depoladığı spermi yumurtaların üzerine püskürterek yumurtaların döllenmesini sağlar. Geldiay (1985)'ın bildirdiğine göre, erkek balık akvaryum camı üzerinde temizlediği bir bölgeye erkek spermlerini bırakır ve dişi bu bölgeye yumurtalarını yapıştırarak yumurtaların döllenmesi sağlanır.
Kohda ve arkadaşları (1995)'na göre, dişi balık T-pozisyonu durumunda erkeğin genital açıklığına ağzını dayar ve erkekten spermi içer ve hızla bağırsakları yoluyla anal açıklıktan yumurta cebindeki yumurtalara ulaştırarak yumurtaların döllenmesini sağlar. Her durumda da yumurtlamanın partiler halinde olduğu, kısa bir süre sonra bu hareketlerin tekrar edildiği ve her defasında bir grup yumurtanın yapıştırıldığı belirtilmektedir.
Bu sürecin, dişi tüm yumurtaları yapıştırana kadar devam ettiği ve yumurta sayısının türlere göre değişmekle birlikte, bazen 250'yi bulabildiği ve yumurtaların tamamen dökülmesi birkaç gün sürebileceği belirtilmektedir. Yumurtalar, küresel şekilli olup ilk bırakıldıklarında renkleri parlaktır ve geliştikçe kararırlar. Çapları 2 mm kadardır. Çevre faktörlerine bağlı olmakla birlikte larvalar, 23 - 24°C de ortalama 5 - 8 gün içinde yumurtadan çıkar ve 3 - 4 gün kendi yumurta keseleri ile beslenirler (Şahin, 1999; Alasya, 2000; Ertan, 2003).
Çöpçü balığı, akvaryum ortamına kolay uyum sağlaması, üretiminin problemsiz ve türe karşı olan talebin fazla olması gibi faktörler nedeniyle önem arz etmektedir. Bu çalışmada, gerek akvaryumların temiz kalmasına yardımcı olmaları gerekse, biyolojik özellikleri ile ilgi çekmesi nedeniyle akvaryumların olmazsa olmazı olarak tanımlanan çöpçü balıklarından C.paleatus türünün akvaryum koşullarında tam kontrollü üretimlerini sağlamak amacıyla üreme ve larval gelişiminin incelenmesi amaçlanmıştır.

Materyal Ve Method (Anaç Balık Ve Akvaryum Materyali):
Şubat 2004 tarihinde akvaryumcudan ortalama 2.0715 ±0.05098 cm büyüklüğündeki 20 adet yavru balık alınarak Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sinop Su Ürünleri Fakültesi Akvaryum Balıkları Yetiştiricilik Ünitesinde hazırlanan 35×25×20 cm boyutlarındaki akvaryum içerisinde cinsi olgunluğa ulaşıncaya kadar yetiştirilmiş ve bu balıklar anaç olarak kullanılmıştır. Anaç balıkların stoklanması için 2 adet, yumurtlama akvaryumu olarak toplam 4 adet, larval gelişim ve yavru gelişiminin incelenmesi için 1 adet olmak üzere camdan yapılmış toplam 7 akvaryum kullanılmıştır.
Yumurtlama akvaryumlarının içerisine balıkların yumurtalarını bırakmaları için salyangoz kabuğu ve java yosunu yerleştirilmiştir. Akvaryumlarda havalandırma, bir hava motoruna bağlanan hava taşları ile sağlanmış, sıcaklığı 22 - 24°C sabit tutacak ayarlı ısıtıcılar kullanılmıştır. Yem materyali anaç balıklar, cinsi olgunluğa ulaşıncaya kadar sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez yemlenmiştir.
Sabah, granül yem ile, akşam ise Daphnia sp. ile, yumurtlama dönemlerinde sadece canlı yem ile sabah ve akşam olmak üzere günde 2 kez yemlenmiştir. Yumurtadan çıkmış ilk 7 günde, sabah bir yumurta sarısı, bir damlalık vasıtasıyla verilmiş ve akşam, Artemia salina nauplii verilerek günde 2 defa yemlenmiştir. 7. günden sonra yumurta sarısı kesilerek Artemia salina nauplii, sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez yemlenmiştir.

Method:
Denemede, kondüsyon kazandırmak amacıyla dişi ve erkek balıklar birbirinden ayrılmış ve bir hafta süre canlı yem ile beslenmiştir. Yumurtlamaya hazır dişi ve erkek balıklar rastgele seçilerek yumurtlatma akvaryumlarına alınmıştır. Yumurtlama akvaryumlarına alındıktan sonra ve yumurtlama zamanında da günde iki kez canlı yem (Daphnia sp.) verilmiştir. Anaçların yumurtlamasını teşvik için Fuller (1996)'in belirttiği üzere, doğadaki yağmur mevsimini taklit amacı ile, akvaryum içerisine yerleştirilen derece üzerinde okunan su ısısı değeri, 4 - 5°C düşünceye kadar akvaryum üzerinden azar azar su ilavesi yapılarak akvaryum suyu değiştirilmiştir.
Bu uygulamayı takiben, yumurtlayan anaçların, her partide bıraktıkları yumurtalar akvaryum camı üzerinde işaretlenerek yapıştırılış zamanları kaydedilmiş ve anaçlar yumurtlama sonunda akvaryumdan uzaklaştırılarak yumurtalar çıplak gözle sayılmış ve daha sonra embriyonik gelişmeleri incelenmiştir. Anaçların üreme davranışları PENTAX Optio S40 model kamera ile görüntülenerek resimleri çekilmiştir. Embriyonik gelişmenin incelenmesi için, belirli zaman aralıklarıyla alınan 15 adet yumurtanın mikroskopta (4×10) çap ölçümleri yapılmış, yumurta ve larvaların fotoğrafları, NİKON SMZ-2T stereo mikroskobuna ataçlı Nikon FX-35 DX model mikrofotografi cihazı ile değişik tonlarda ışıklandırma yapılarak çekilmiştir.
Yumurtaların açılımı esnasında yumurtadan yeni çıkan 15 adet larva bir pipet yardımıyla alınarak besin kesesi ve boy ölçümleri binoküler mikroskop altında (4×10) ölçülmüştür. Bunu takiben, yavruların 30 gün süreyle ve 24 saat ara ile boy ölçümleri yapılarak fotoğrafları çekilmiş ve morfolojik değişimleri incelenmiştir.
Ayrıca anaçların yumurtlama periyotları ve yumurtaların inkübasyon sürelerinin hesaplanması için yumurtlama akvaryumlarının her birine, 1 erkek ve 1 dişi olacak şekilde yerleştirilen 3 çiftin birbirini takip eden 10 yumurtlama dönemi incelenerek yumurtlama periyotları, her defasında bıraktıkları yumurta sayıları (yumurta parti büyüklüğü), döllenen yumurtalar ile yavruların çıkış oranları ve inkübasyon süreleri saptanmıştır.

Bulgular Ve Tartışma (Anaçlara Ait Bulgular):
Cinsi olgunluğa ulaşma süresince balıklarda eşeylerin saptanabilmesi için yapılan gözlemlerde, aynı anda alınan ve hemen hemen aynı büyüklükte olan balıklarda cinsiyetler arasındaki büyüme farklılıkları gözlenmiştir. Erkeklerin dişilere nazaran daha küçük boyda ve daha ince yapıda olduğu, dişilerin ise daha dolgun yapıda ve daha yuvarlak hatlı olduğu gözlenmiştir. Aynı zamanda erkeklerin sırt ve göğüs yüzgeçlerinin daha sivri olduğu, dişilerin ise daha yuvarlak hatlı olduğu görülmüş ve anaç balıkların tümü başarılı bir şekilde yumurtlamıştır.
Yumurtlama döneminde dişilerin karın kısmının şiştiği ve pembemsi bir renk aldığı, balığa yukardan bakıldığında dişinin göğüs yüzgeci gerisinin oldukça genişlediği, aynı zamanda karın yüzgeci tabanının da kırmızılaştığı görülmüş, bu dönemde hem dişilerin hem de erkeklerin renklerinin daha parlak olduğu gözlenmiştir. Dişiler minimum 5.5 cm, maximum 6 cm, ortalama 5.625 ±0.125 cm total boya ulaştıklarında, erkek balıklar ise minimum 4.5 cm, maximum 5 cm, ortalama 4.875 ±0.125 cm total boya ulaştıklarında ilk defa üreme davranışı sergilemişlerdir.
Yumurta bırakılmasından sonra yapılan tartımda, dişilerin minimum 3.637 gr, maximum 3.825 gr ortalama olarak 3.727 ±0.042 gr ağırlığında oldukları, erkeklerin ise minimum 1.826, maximum 2.120 ortalama 2.022 ±0.068 gr ağırlığında oldukları tespit edilmiştir.

Üreme Davranışlarına Ait Bulgular:
Dişilerin, üreme zamanında akvaryumda hızlı bir şekilde sağa sola yatay olarak ve akvaryum camında yukarı aşağı dikey bir şekilde hareket ettiği, ara sıra yüzmeyi bırakıp birkaç saniye sonra tekrar yüzmeye başladığı gözlenmiştir. Bu aktif hareketlerle birlikte dişi aynı zamanda ağız ve bıyıkları ile çoğunlukla akvaryum camını, bazen de salyangoz kabuğu üzerini ya da java yosunu üzerini temizlediği görülmüştür. Dişi balığın bu hızlı hareketlerinin kısa bir süre sonra erkek tarafından fark edilmesiyle erkek balık dişinin yanına gelmiştir.
Erkek balık, akvaryum camında bir müddet dişi ile beraber aşağı yukarı, sağa sola hareketlerle yumurtlama yeri temizliğine katılmıştır. Dişi ile bir müddet akvaryum camını temizleyen erkek balık, daha sonra dişiyi kovalamaya başladığı ve dişinin biraz üst kısmında yüzerek bıyıklarıyla dişinin kafasına dokunurken hafif kavisli bir hal aldığı, karın kısmını dişinin ağız kısmına getirmeye çalıştığı aynı anda da titreme hareketleri yaptığı gözlenmiştir. Yüzme, bir süre bu şekilde devam etmiş ve sonrasında dişinin, ağzını, erkeğin genital açıklığına dayayarak bıyıkları ile erkek balığın pektoral yüzgecini sıkıca kavradığı gözlenmiştir.
Bu esnada dişinin de hafif titreme hareketleri yaptığı ve aynı anda da karın yüzgeçlerini birleştirdiği ve yumurta cebini oluşturduğu görülmüştür (Şekil 1). Bu pozisyonda balıkların birbirine T şeklinde tutundukları, erkeğin hafif bir şekilde kıvrılarak kavisli bir hal aldığı ve dişi ayrılana kadar titreme hareketlerini devam ettirdiği tespit edilmiştir (Şekil 2). Bundan sonra, dişinin erkekten ayrılarak birkaç saniye yana yatık bir şekilde kaldığı ve daha sonra hızla erkeğin yanından uzaklaşarak yumurtalarını yapıştırmak için bir yer aradığı gözlenmiştir.
Dişi yumurtalarını bırakmak için çoğunlukla önceden temizlediği yüzeyi seçmiş ancak zaman zaman da yumurtlama akvaryumuna önceden yerleştirilmiş olan java yosunu üzerine de bıraktığı gözlenmiştir (Şekil 3). Yumurtaları yapıştırırken, erkek balık dişinin yanında değildir ve yumurtaların yapıştırılması ya da yer seçiminde herhangi bir fiziksel aktivite göstermemiştir. Erkek balık, bir süre sonra tekrar dişiyi kovalamaya başlamıştır. Yumurtalarını yapıştıran dişinin tekrar erkek balık ile T-pozisyonu durumuna geçtiği ve aynı davranışları sergilediği gözlenmiştir.
Dişi, yumurtaları yapıştırırken bir önceki partiyi nereye yapıştırdı ise sonraki partiyi de önceki parti yumurtanın yakınına yapıştırmıştır.

SARI PRENSES
 




TABİATI:malavi gölünün kayalık bölgeleri
YAŞAYIŞ ŞEKLİ:barışçıl
YAVRU ALIMI:gayet kolay
BAKIMI:dayanıklı ve su şartlarından fazla etkilenmeyen bi balık oldugu için çok kolay bakımı vardır
SU SICAKLIGI:26 derece
EN FAZLA BÜYÜYECEGİ BOY:12-13cm (tabii su sartlarına baglı ve akvaryuma)

DİSKUS






discus balıği hakkında bilgi
HABİTATI :
Amazon nehri habitatına ait olan ve çoğunlukla hibrit türlerinin akvaryumlarımuza konuk olduğu discuslar anavatanında Heckel, Blue, Brown,Green türlerinin alt varyasyonları olarak bulunur, su ısısının 30 derece, ph ın 4 lü değerlere , suyun elektrik iletimin oranının 10 lara kadar düştüğü oldukça yumuşak ve temiz sularda yaşarlar, yağmurların yağmaya başlaması ile 3-4 derece düşen ısı doğadaki bu asil balıkların üreme içgüdüsünün azamiye çıktığı zamanlardır, habitatında tatlı su karidesleri, küçük kabuklular, küçük balıklar, sinek larvaları ve sinekler ile beslendikleri bilinmektedir, yumurta anı harici sakin huyludurlar.

HİBRİT TÜRLER :

100 ü geçkin hibrit varyasyonu olan discuslarda ana hibrit varyasyonların en stabil ve güçlü türleri pigeon blood (kitti) ve turkuaz (wattley) dır , ülkemizde de hobicilerin akvaryumlarında bu iki hibrit türün yanı sıra red melon, rose red, snow white, blue turkuaz, leopard, leopard maze ,alenquer, red marlboro, blue diamond, snake skin,red map gibi türlere sıklıkla rastgelinmektedir.

AKVARYUM ALT GEREKSİNİMLERİ:

Discus bakılacak akvaryumların öncelikle küçük olmaması ön şarttır, 100 cm den düşük uzunlukta , 50 cm den düşük yükseklikte ve 40 cm den düşük en de bakılması tavsiye edilmez, en olarak mümkün mertebe büyük yapılabilinirse balıkların hiyerarşik kavgalarının önüne kısmen geçilebilir, akvaryumun çok düşük seviyede olmamalı akvaryumun tabanı asgari bel seviyesinden

Filtrasyon sistemi olarak dış filtre ve sump sistemi ikilisinden herhangi biri tercih edilebilir, sadece iç filtrenin kullanıldığı akvaryumlardaki su biyolojik olarak oturmayacak, amonyak –nitrit –nitrat dengesinin kurulmasında sıkıntı çıkacaktır, akvaryumda kullanılacak sistem suyu saatte akvaryum hacmini 3 katı oranında çevirebilmelidir, genelde hobiciler arasında yaygın olan dış filtrede su ilk olarak fiziki filtrasyondan ikinci olarak biyolojik filtrasyon malzemelerinde son olarak ta elyaftan geçerek akvaryuma dökülmelidir, küçük discuslar için adet başına 20 litre yeterli hacim olacakken yetişkin discuslarda ise 50 litre gibi bir hacim yeterli gelmektedir, bu oran su değişimlerine ve filtrasyon kuvvetine bağımlı olarak radikal olmamak şartı ile değişebilir.
NOT : 5-6 saati geçen elektrik kesilmelerinde dış filtre içindeki yararlı bakteriler öldüğü için elektrik geldiğinde akvaryuma basılan su akvaryumun suyunu anormal kirletmekte eğer balık sayısı akvaryum hacmi oranından balık sayısı lehine artı varsa balıkları zehirleyebilmektedir, o yüzden uzun süreli elektrik kesintilerinde dış filtrelerin fişleri çekilerek içindeki su bir kovaya tamamen boşaltılıp daha sonra akvaryuma bağlanmalıdır.

Ortalama bir hava motoru ve havataşı discusların oksijen ihtiyacını karşılamaya yeterli olacaktır, balık sayısı ideali aştıkça havanın daha bol verilmesi gerekir, uzun süreli elektrik kesintilerinde sıkıntı olmaması adına şarjlı hava motorları kullanmak faydalı olacaktır. Isıtıcı seçiminde ise sıklıkla devreye girip –devre dışı olan ısıtıcılar yerine yüksek vatlı ısıtıcılar tercih edilmelidir, su ısısının sürekli değiştiği ortam discuslarda strese mahal verebilir. Akvaryum ışıklandırmasında abartıdan kaçınılmalı ve ışıklandırma belli periyotlarda ve akvaryum büyüklüğüne göre değişmelidir, discuslar tabiatı gereği fazla ışıktan hoşlanmazlar.

Discus akvaryumunda su şartları ideal olarak ph 6-7 , Kh 3-4 ısı 28-29 derece olmakla birlikte Türkiye şartlarında daha elastik parametrelerde de yaşadıkları bilinmektedir, nitrat özellikle yavru discusların büyümesinde negatif etkiye sahip olmakla beraber 20 mg/l yi yukarı çıkması tavsiye edilmez, discus akvaryumlarında bu oran suyun değişimi için gerekli üst sınırdır, su değişimi yapılarak nitrat oranı bu seviyeden daha düşük bir seviyeye göre ayarlanmalıdır.Değişilecek su çok akıntı yapmadan, eşit Ph ve mümkün mertebe eşit ısıda olmalıdır. Değişim yapılacak su bir depoda pipo filtre ile filtre edilmeli ve bir gün bekletilmelidir.

BESLENME : Beslenme yavru boylarda günde 5-6 kez olabilirken yetişkin discuslarda günde 2-3 kez olmalıdır, verilen yem discusların 2-3 dakikada bitirebilecekleri düzeyde olmalı , dipte kalan yemler akvaryum ortamından uzaklaştırılarak hem su kimyasını bozmamaları hem de balıkların bir sonraki yemlemeye iştahlılıklarını eksiltmemeleri amacı ile akvaryumdan uzaklaştırılmalıdır. Yemlemede kaliteli granül yem, ev yapımı yem (içinde yürek- karides-balık) ve kaliteli pul yemler ile yapılabilir. Ev yapımı yem ile yapılan yemlemede kütle halinde atılan yem balıklar tarafından parçalanırken akvaryumu kirletmekte olduğundan mümkün mertebe küçük kesilerek verilmesi daha iyi olacaktır, granül yemi çenede öğütüp birkaç kerede yiyen discuslar ev yapımı yemi yumuşak olması nedeni ile bir defada yediklerinden küçük bölünen yem suya daha az temas edeceğinden suyu daha az kirletecektir.

ÜREME :Yavru alınma zorluğu ile bilinen ve hobicilerin hayalini süsleyen bir balık olan discusta son zamanlarda hobiciler arasında yavru alan sayısı arttığı gözlenmektedir, eş oldukları kesin olan bir çift discustan yavru almak için ön şartlar şunlardır ,

50 50 50 lik bir üretim akvaryumu ( açık renkte arka planlı)

Bu akvaryum içinde en az 200 watlık ısıtıcı

28-29 derece ısı

6-6.5 arası bir ph

100-150 ms arası özellikte bir su

1-2 kh

Genel şartlar bunlar olmakla birlikte bu şartların dışında da yavru alınabilmektedir, su yukarıdaki değerlere çeşme suyu / ozmoz karışı ile ayarlanabilmekte olduğu gibi ,çok iyi hazırlanmış musluk suyuda bazen yeterli olabilmektedir, ozmoz cihazı bulunmayan hobicilerde başka bir seçenekte uygun özellikteki damacana suları ile çeşme suyunu karıştırmak olmaktadır.
Üretime alınacak balıklar kondisyonlu olmalıdır , ana tankımızda bulunan eş discuslarımızı birbirlerine kur yapmaya başladıklarında üretim akvaryumuna almanın vakti gelmiş demektir, burada dikkat edilmesi gereken nokta ana tanktaki su değerleri ile üretim tankındaki su değerleri arasında hem ph ve hem de ms olarak farklılık olmamasıdır, üretim denemelerinde yapılacak ph ve ms düşürümler kademeli ve çok dikkatli olarak balıklar üretim tankında olduğu halde ve günlük 1 ph ı( güne yayarak) geçmeyecek şekilde olmalıdır, farklı ph değerlerindeki suya alınan discuslar ozmotik şoktan kaybedilebilirler. Üretim tankında havalandırma çok olmamalı özellikle balıklar yumurta dökerken erkeğin döllemesinde sıkıntıya yol açmaması kabilinden mümkün ise kapatılmalıdır, yumurta bulunan tankın önünde sürekli hareket ederek balıkların dikkatleri dağıtılmamalı, gece ay ışığını simüle edecek düşük vatlı bir gece lambası açılmaldır.
Erkeğin dölleyememesi durumunda yumurtalar 24 saati bulmadan mantarlaşmakta, dölleme olduğunda ise 40. saat geçildiğinde yumurtalara bir karartı düşmekte ve bu karartı saatler sonra bir çift göz olarak kendini belli etmektedir. Larvalar çıktığında akvaryuma titreşim veren objeler varsa kaldırılmalı ve yavruların sırta geçişinde engel olmasının önüne geçilmelidir. Larvaların çıkışının 3. gününden sonra % 5 lik su değişimlerine başlanabilir, larva sayısına bağlı olarak artemia vermeye 8-10 . günde başlanabilir.

YAVRU BÜYÜTME:
Yavru büyütmede temel etken yavrunun karnının mümkün mertebe tok tutulması ve su kalitesinin de üst seviyede tutulmasıdır, bu iki etken az ama sık yemleme , dip çekimi /su değişimi ile mümkün olabilmektedir.
Anaçlardan yaklaşık bir ay zarfında ayrılan yavrular artemia, ufalanmış pul yem, ufalanmış granül yem ve yürek karışımı parçacıkları ile beslenmeli ve akvaryum hacmine , nitrat oranına göre günlük su değişimleri azami seviyede tutulmalıdır, burada dikkat edilmesi gereken nokta bir defada çok su değişmek yerine günlük 2 defada bölerek su değişmektir, gereğinden fazla yapılan su değişimi yavrunun suya adaptasyonunda sıkıntıya sebep olabilmektedir, küçük yavruları büyük tanka zamanından önce almak yem bulmada güçlük çekmelerine neden olacaktır , yavrular 3-4 cm civarı olduklarında boylandırma tanklarına alarak büyütme işlemine devam edilir.

ANAÇ ADAYLARIN SEÇİMİ:
Anaç seçimi yapılırken, dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır,

Formu düzgün

Türünün özelliğini en iyi yansıtan

Diğer discuslara karşı agresif olmayan

Kırmızı gözlü olan

Daha önce hastalık geçirmemiş olan

Yaşına göre olması gereken boya gelen

HASTALIKLAR ;
Başlamadan evvel şunu söylemek gerekli, en iyi tedavi balığı hiç hasta etmemektir, hasta edilen balığın tedavisi bazen çok zor olduğu gibi iyileşen balığında tam anlamı ile eski form ve kondisyonunu kazanması tam anlamı ile mümkün olamamaktadır. Genel olarak discusta görülen hastalıklar şunlardır ;

- iç parazitler

Balığın köşeye çekilmesi ve yeme ilgi göstermemesi gibi belirtilerle kendini gösterir bir müddet sonra beyaz dışkı görülür, hastalığa ne kadar erken müdahale edilirse tedaviye o kadar hızlı cevap alınır , Metronidazol içeren Flagyl 500 mg lik ilaç eczaneden kolaylıka temin edilir ve 50 litreye bir adedi homojen olacak şekilde ir süspansiyon hazırlanarak balık bu suretle hazırlanmış karantina tankına alınır 2-3 gün içinde balık tedaviye cevap verir, kronikleşmiş , çok geç farkedilmiş iç parazitin tedavisi çok güçtür.

- Dış parazitler

Balığın akvaryumdaki cisimlere sürtünmeye çalışması, vücudunu karartması ,mukoza atması gibi belirtiler ile kendini gösterir, kaya tuzu , permasol ve ısının 32-33 lere çekilmesi ile tedavi edilebilir. permasol kullanımında dikkatli olunmalıdır, eczaneden temin edilecek permasolden iki tablet 1.5 litrelik su kabında homojen olacak şekilde eritilerek tedavi edilecek balıkların bulunduğu karantina tankına 100 litreye 1.5 su bardağı şeklinde uygulanır, kaya tuzu tedavisinde ise akvaryuma bir -bir buçuk avuç kaya tuzu atılması yeterlidir, tedavileri tek tek uygulamak üçünü aynı anda uygulamamak gereklidir balık kimsayasallar karşısında direncini yitirebilir.

-Solungaç parazitleri

Balığın çok sık solungac açma kapaması, solungaçların çok fazla açıklık göstermesi, solungaçlarını akvaryumdaki cisimlere sürtemeye çalışması hastalığın belirtisindendir, prazaquantel (saf halde pahalı ve bulunması güç) veya formalin ile tedavi etmek gerekmektedir, formalin 10 derece altında tehlikeli bir duruma dönüşür o yüzden oda sıcaklığında saklamak ve cilde temas ettirmemek solumamak gerekir, tedavi süresince bol havalandırma yapılmalıdır, solungaç parazitleri dörder günlük peryotlarda yumurta bıraktıklarından 1-5-9 -13-17-21. günlerde tedaviyi yapmak gerekmektedir, her ilaç uygulamasından sonra % 50 su değişilmelidir.

Yukarıda discuslarda sıklıkla rastgelinen hastalıklardan ve tedavilerinden bahsedilmiştir sözü edildiği üzre en iyi tedavi balığı doğru kaynaktan almak, steril ortamda bakmak, intizamlı olarak bakım prosedürlerini uygulamak balığın ömrü boyunca hastalık görmemesi için yeterli şartlardır.

KIRMIZI BURUN TETRA

Kırmızı burun tetra (Hemigrammus bleheri) ların doğal yaşam alanları Güney Amerika’nın temiz, yavaş ve hafif kahverengimsi akan tatlı sularıdır. Beslenme biçimleri etçildir. Yani ağırlıklı olarak protein içerikli yemler ile beslenmelidirler. Barışçıl olarak nitelendirdiğimiz bu canlılar karma akvaryumlarda rahatlıkla bulundurulabilip en az 6′lı gruplar halinde beslenilmelidir. Eğer akvaryumunuzun orta ve yüzey kızımlarında yüzen renkli ve cıvıltılı şeyler görmek istiyorsanız bu balıklar sizin aradığınız türlerdendir. Dişi erkek ayrımları çokta kolay olmayıp genel olarak erkeklerin daha ince yapılı olup dişilerinse daha dolgun bir yapıya sahip olduklarını söyleyebiliriz. Üremeleri için bitkili hatta yosunlarla hafif asidik hale gelmiş bir tank uygun olacaktır. Ayrıca sıcaklık 24-28 °C olmalıdır. Yumurlama işleminden sonra anne va baba yavru tankından alınmalıdır. Yumurtalar 3 gün sonra çatlayacak ve yavrular serbest yüzmeye başlayacaklardır. Bu sürede yavru kırmızı burun tetralar artemia ile beslenebilirler. En fazla büyüdükleri boy 7 cm olup ömürleri ortalama 5-6 yıl kadardır.

NEON TETRA 

Paracheirodon innesi (Neon Tetra)

Latince Adı: Paracheirodon innesi

Habitatı ve Anavatanı: Güney Amerika

Beslenme Biçimi: Etçil.

Davranış Biçimi: Barışçıl

Kendi Türlerine Davranışı: Barışçıl

Üreme: Hazır dişi, uygun bir erkekle, bol bitkilendirilmiş, loş ışıklı bir tanka alınarak burada üremesi sağlanır. 130 civarı yumurta dökerler. Yumurtlamadan sonra anne baba ana akvaryuma geri atılır. Yavrular 5 gün sonra serbest yüzmeye ve yem yemeye başlar.

Sıcaklık: 20 - 25 °C

En Fazla Büyüdüğü Boy: 4cm

Su Sertliği: Yumuşak

pH: 5 - 7

Genel Yorum: Barışçıl karma akvaryum balıklarıdır. En az 6 lı sürü halinde bakılmalıdır. Dişiler daha büyük ve karnı daha şişkin olur. Koyu renkli kum, loş ışıklandırma ve bol bitkili akvaryumda bakılmalıdır. Küçük 6lı bir grup için 40 ltlik bir akvaryum yeterli olacaktır. Mongo kökü konarak küçük akvaryumlarda su istenilen değerlere yaklaştırılabilir.



RASBORA





Ortak İsim
Rummynose Rasbora

Bilimsel Adı Sawbwa resplendens
Dağıtım Asya
Beslenme Omnivor(Etçil ve Otçul)
Mizaç Barışçıl.
Bakım Kendi türünde, daha büyük balıkların yanında, stres yapabilir.Çok çekingen bir balıktır.Her ne kadar barışçıl bir mizaca sahip olsada, dişi için erkekler arasında rekabet fazladır.Bu yüzden gruplar halinde bakılma, 1 erkeğe 3 dişi gelecek şekilde ayarlanma yapılmalıdır.

Mümkün olduğu kadar küçük hacimli yemler verilmelidir.Bakımı kolay değildir.Akvaryumlarda bakılsa da, hazır yemleri kolay kolay kabul etmeyebilir.

Akvaryum suyunun kontrollü olarak dengelenmesi gerekir.Ani ph ve ısı değişikliklerine karşı duyarlı bir balıktır.Hareketsiz durağan suyu sever.Yeni başlayanlara tavsiye edilmez.

Çabuk stres yapabilen ve kendinden daha büyük balıkların bulunduğu akvaryumlarda oldukça ürkek olan bu balık yeme gelmeyebilir.Tehdit algıladığında, akvaryumunuzdan dışarıya atlayabilir.Akvaryumunuzun kapağı kapalı olmalıdır.

PH 7.0-8.0
Sıcaklık 22C – 24C
Maksimum Boy 3 cm
Cinsiyet Erkeklerin burun ve kuyruklarında kırmızı renkler vardır.Dişiler daha büyüktür.
Üretim Üretimi çok zordur.Yumurtaları bitki yaprakları üzerine bırakır.Yavrular çok ince taneli yavru balık yemleri ile beslenmelidirler.
Varyansları

KIZIL TERÖR



Latince Adı: Cichlasoma festae (Kızıl Terör)

Habitatı ve Anavatanı: Orta Amerika

Beslenme Biçimi: Etçil

Davranış Biçimi: Çok agresif

Kendi Türlerine Davranışı: Çok agresif

Yüzme Seviyesi: Dip-Orta

Cinsiyet Ayrımı: Diğer cichlidlerden farklı olarak dişileri daha renklidir. Erişkin dişiler kırmızı renklerinden kolayca ayırt edilebilirler. Resimlerde üstteki balık erkek alttaki dişidir. Üreme dönemleri yaklaştığında dişilerin renkleri daha da kırmzı olur. 10-13cm boya gelmeden cinsiyet ayrımı yapmak zordur.

Üreme: Üremeleri zor değildir. Form tutmuş dişi-erkek balıklar kolayca üreyebilirler. Eğer başka blıklarla bakılıyorsa diğer balıklarla çiftleşebilirler. Tek beslenmeleri gerekir. Dişi düz bir kayaya yurtalarını bırakır, dişi erkek beraber yumurtalara bakarlar. Eğer dişi üremeye hazır değilse, erkek agresifliğiyle dişiyi öldürebilir. Akvaryumda yeterince saklanma yeri olmalı ya da dişi ara ara akvaryumdan ayrılmalıdır.

Sıcaklık: 25-28 °C

En Fazla Büyüdüğü Boy: 40 cm

En Az Akvaryum Hacmi: 500lt

Su Sertliği: Orta sertlikte

pH: 7.0-7.8

Zorluk Seviyesi: 2

Genel Yorum: Oldukça sert bir balıktır, tek olarak beslenmesi tavsiye edilir. Balığı besleme zorluklarının bir sebebi de balığın büyük boyutlara ulaşmasıdır. Büyük hacimli akvaryum gerektirir. Dietlerinde mutlaka canlı yem de olmalıdır. Karma akvaryumlarda bakıldığında balığın boyu büyüdükçe problem çıkacak. Erişkin hale geldiğinde akvaryumda kendinden başka canlı bırakmayacaktır.Tank yeterince büyük değilse balığın büyümesi durur, geniş tank bu balık için olmazsa olmazdır. Yeni başlayanlara önerilmez.


PAPAGAN 

Papağan Balığı Nedir?

Cichlidler tatlı su balıklarıdır ve tüm papağan çiklitleride tatlı suda yaşarlar. Bilinen iki çeşit papağan çiklet vardır. ''Hoplarchus psittacus'' orijinal papağan çiklitdir. Bu büyük yeşil çiklit Amazon, Güney Amerika'da ve Orinoco Nehri su oluklarında yaşar. Ağzının papağan ağzına benzemesinden dolayı papağan balığı denmiştir. Bu balık bir çok hobici tarafından yetiştirimiştir ve nadir bulunur. Muhteşem bir balıktır.


Hoplarchus psittacus


Blood parrot cichlid

Papağan çiklit ve diğer tür giderek evde beslenerek yayılmaya başlamıştır. Kan papağan cichlidin diğer ismi ''kırmızı papağan cichlid'' veya ''kan kırmızı papağan cichlid''dır. Bu balık ilk üretildiğinde birkaç yıl önce, sadece turuncu rengi mevcuttu. Şimdi, renkleri turuncu, mavi, yeşil,kırmızı ve hatta mora kadar her türlü olabiliyor. Bu sayfanın geri kalanında papağan çiklet ''kan papağan çiklet'' hakkında bilgiler bulacaksınız.

Kan papağan çiklit melez bir hayvandır. Balıkların kesin kökeni belirsiz fakat Güney Amerikada yaşayan balıkların çiftleştirilmesi sonucu ortaya çıktığı tahmin edilmektedir , büyük olasılıkla severum çiklit gibi görünüyor (Heros Severus) ve Orta Amerikasan, muhtemelen Midas cichlid (Amphilophus citrinellus) veya Red Devil (Amphilophus labiatus) çiklit ile çiftleştirilmiş gözüküyor.


Heros Severus


Amphilophus citrinellus


Amphilophus labiatus



Bazen, nadiren de olsa, deniz papağan çiklitleri ile çok karıştırılan bu balığın, yani deniz papağan balığı farklı bir türdür, Scaridae ailesinden gelmektedir. Bu büyük (yaklaşık 90 tür) ve ilginç grup genellikle mercan kayalıkları arasında bulunan balıklardan oluşur.

Kan Papağan Balığının Bilimsel Adı Çiklitmidir?

Bilimsel adı çiklet olmasına karşı türe özgü bilimsel bir ad yoktur çünkü melez bir balıktır.



Bu Balığın Doğal Ortamı Nedir?

Doğal bir ortam yoktur. Ancak, ana türü dikkate alınarak, kan papağan makul nötr ve pH da beslenilmesi gerekir. Yemlemeyi çiklit granül veya alabalık yemi ile yapabilirsiniz.

Ne Kadar Büyüyecek?

Papağan cichlidleri uzunluğu 8 inç veya daha fazla büyüyebilir. Ortalama birkaç yıl yaşar.

Yanlarına Başka Hangi Türleri Koyabilirim?

Her zaman zor bir soru oldu benim için. Midas gibi büyük balıklar olabilir fakat papağanın boyundan biraz daha ufak balıklar idealidir. Papağanlar saldırgan balık olduklarından yanlarına çok ufak balık koyamazsınız örneğin neon tetra gibi.

Renkler

Belirtildiği gibi, bu renklerin çeşitliliği çok fazladır.

Yavrulama

Kan papağan akvaryum ve beslemek için bazı çiftleri çok sık doğurmaya çalışır (birkaç haftada bir) gibi. Dişileri yumurta döksede çoğu defa yumurtalar beyazlaşır ve mantar olur. Fakat istisnai durumlarda erkeklerin ve dişilerin başarıyla yavru aldıkları görülmüştür.


Davranış

İnsanların bu balıkları almalarındaki en büyük etkenlerden biri büyüklüğü ve davranışıdır. Genelde japon balıklarına benzetirler. Agresif balıklardır.




Etik

Bu balık hakkında pet mağaza çalışanları bir dizi ve görüştük ve çoğu aynı şeyi diyor: kan papağan pahalı ve zor bulunan bir balık olduğu için daha fazla ilgi görüyor. Ve süreceğede benziyor.

Değerlendirmem

Şahsen, tür yaratmaya karşıyım herhangi bir çiklit ve melez yapılamaz. Orada vahşi çiklitlerin 2.300den fazla türü varken insanların bu kadar balığı beğenmeyim papağan çiklete bulduğu şeyi merak ediyorum. Belkide uzay çağında yaşıyor olmamız genetiği oynanmış bir balığı çekici yapıyordur.

Nerede Son Bulur?

Bu balığa yapılan en son icat rujdur. Balığın üzerine kalemlerle çizilen resimlerde vardır.





Bir balığa kendi beğenimiz için bunları yapmak bu kadar basit mi?
 HAYIR TAM Bir işkenceyle pullarının altına kazınarak yapılıyor kınıyoruz!!

MİDAS

Amphilophus citrinellus (Midas Cichlid)
varbak.com - Amphilophus citrinellus (Midas Cichlid)
Amphilophus citrinellus (Midas Cichlid)

Latince Adı: Amphilophus citrinellus

Habitatı ve Anavatanı: Orta Amerika nehirleri

Beslenme Biçimi: Hem etçil, hem otçul.

Davranış Biçimi: Agresif

Kendi Türlerine Davranışı: Agresif

Yüzme Seviyesi: Orta-Dip-Yüzey

Cinsiyet Ayrımı: Erkekler daha büyük olur ve kafaları daha şişkin olur. Tek eşlidir. Resimlerde üstteki balık yavru, alttaki erişkindir.

Üreme: Diaaa bir yüzeye 1000 civarı yumurta dökerler. Dişi yumurtaları korur, erkekse bölgeye başka balık yaklaştırmaz. Yavrular 5 günlük olunca serbest yüzmeye başlarlar, küçük canlı yemlerin yanında anne babanın mukozasıyla da beslenirler.

Sıcaklık: 24-26 °C

En Fazla Büyüdüğü Boy: 30 cm

En Az Akvaryum Hacmi: 400lt

Zorluk Seviyesi: 3

Genel Yorum: Büyük boyutlara ulaşan balıklardır. Akvaryumda taşlardan mağaralar yapılmalı ortada geniş yüzme alanı bırakılmalıdır. Beyaz, sarı, turuncu, kırmızı renkte olabilr. Büyük akvaryumlarda diğer Orta Amerika Cichlidleri'yle beraber bakılabilir. Çeşitli renk varyasyonları vardır. Kendinden küçük balıklara karşı tehlikelidir.

Bilgilerin Açıklaması

Davranış Biçimi: Balıkların karma tanklardaki davranış biçimidir. Üreme döneminde hemen her canlının daha saldırganlaştığını göz önünde bulundurmak gerekir.
Yüzme Seviyesi: Balığın doğal şartlarda nerede yüzdüğü ile ilgili bilgidir.
En Fazla Büyüdüğü Boy: Balığın geldiği en büyük boydur. Genellikle bu boya gelmesi zorken, bazı bireylerin bu boyu geçtiği de görülebilir.
En Az Akvaryum Hacmi: Balığın karma tankta rahat yaşayabilmesi için gerekli minimum hacimdir. Üretim tankları gibi 2 balığın bulunduğu durumlarda daha küçük tanklar kullanılabilir. Sırasıyla; balığın ortalama boyuna, hareketliliğine ve narinliğine bakılarak değerlendirilmiştir.
Zorluk Seviyesi: 1 en kolay, yeni başlayanlar için uygundan. 5 en zor, sadece uzman akvarisltere uzanan balığın akvaryum şartlarında beslenmesini zorluğu ile ilgili bilgi


FRONTOZA

Tanganyika gölünde bulunan ve çok uzun süre yaşayabilen yaşı ilerledikçe büyüyen balık türünden olan C. Frontosa tanganika gölünün 40 – 45 metrelik kayalık bölgelerinde yaşayan bir türdür. Tanganika türleri arasında akvaryumcularda çok pahalı fiyatlara satılan bir balıktır bu nedeni ise derinlerde yaşadığından dolayı yakalanması çok zor ve zahmetli olduğundan dolayı çok popüler ve çok pahalıdır.



Bir çok türü olan C.Frontoza’nın en beğenilen ve pahalı olan türleri sırasıyla şöyledir.

Blue Zaire Moba Mpimbwe ve Karliani dir.



Blue Zaire




Magara Brundi






Kigoma






Mpimbwe






Frontozalar genelde yavaş hareketlikaranlık yerleden hoşlanırlar.Genellikle kumları kazmaz ve bitkilere bir zarar vermezler.Akvaryumda diğer sakin tanganika cichledleri ile bir arada beslenebilir.

Frontozaların yanına koyacağınız balıkların küçük olmamasına dikkat edinizçünkü frontozalar kendiden küçük olan balıkları yiyebilirler.Gece avlandıklarından dolayı kendinden küçük olan balıkları yutabilirler.



Etobur balıklarıdır.Genelde protein oranı yüksek pul veya granül yemlerküçük salyangozlarla besleyebilirsiniz.Haftada 2 gün yem değişimi yapmak balıkların bağırsak sağlıkları için ve büyümeleri için önemlidir.

Frotozalar diğer cichled türleri gibi çok yem yiyen balıklar değilerdir.Az yemle idare eder ve fazla yem yemezler.Yemleme yaparken fazla yem atmamaya özen gösterin çünkü yemin hepsini tüketmeyeceği için akvaryumda yüzen bir sürü yem bırakabilirler.



Frontoza’ların dış görünüşü 6 mavi – beyaz üzerine dikey siyah bantları olan ancak kigoma’da türünde 7 dikey bant özelliğini görebilirsiniz.Bu 7 bant sadece kigoma’da has bir özelliktir.Vücutlarındaki beyaz olan kısımlarını mavinin tonlarınıda bulundururlar.2 yaşından sonra erkekte hörgüç daha belirginleşir ama her iki cinste de alın örgücü oluşmaktadır.Erkeklerin ki dişilere oranla daha belirgin ve büyüktür.Yetişkin frontozaların boyları 30 – 35 cm bulmaktadır.Frontozalarda görülen bir diğer göze çarpan özellik ise karın yüzgeçleridir.Arkaya doğru ince beyaz mavi uzantılar balığa ayrı bir görünüm kazandırmaktadır.



Frontozalar için akvaryum şartları çok önemlidir.Balıkların doğadaki yaşam koşullarını akvaryum koşullarında hazırladığınız zaman balığın bu güzel görselliğini ve davranış özelliklerini tadabilme olanağı sağlayabilirsiniz.Akvaryumu bu balıklar için ayarlarken dikkat etmeniz gerekenler ilk etapta frontozalar doğada kayalık bölgelerde ve kayalıkların oluşturduğu mağalar ve kovuklarda yaşadıklarından dolayı akvaryum içersine yapılacak kaya dekoru ve bunlardan oluşturulacak kovuk ve mağaralar balıkların daha rahat stressiz olmalarını sağlamakla beraber doğada yaşadığı ortama yakın bir zemin hazırlamış olacaksınız.Frontoza akvaryumlarına tabana koyu renk kum tercih sebebidir.Çünkü doğada yaşadıkları yerler koyudur.Su sertliğini düşürmemek için tank içersine mango kökübu tarz malzemeler akvaryum suyunu sertliğini azaltacaktır.



Frontozalar için iç filtreleme yeterli olmayabilir.Bunun için dış filtre kullanmanızda çok fazla yarar sağlayacaktır.Balıkların gelişimi için iyi bir filtrasyon ve su değişimi gelişimleri için çok daha iyi ve sağlıklı olacaktır.



Frontozalar için akvaryumunuzun en az 350 lt altın düşürülmemesi gereklidir.Bundan küçük akvaryumlarda balıkların büyüdükçe ve belli bir boya geldikten sonra çok rahat hareket alanlarının olmaması akvaryumun hacminin küçüklüğü balıkların gelişimini etkileyeceği gibi stres gibi etkenler yaratacağı bir gerçektir.



Frontozalar ph oranı yüksek suları daha çok severler.Doğadaki ph akvaryumda tam olarak sağlayamasakta bu değerlere yakın ph şa ulaşmak için bir çok ürünü akvaryumculardan temin edebilirsiniz. pH 7 üreme 25-28°C dir.



Frontosa Çifti Yumurtlarken






frontozalar uygun akvaryum koşulları sağlandığında kolayca yumurta bırakırlar.2-2.5 yaşında cinsel olgunluğa erişir.Üstünkörü yapılan kısa bir kur döneminden sonra dişi yumurtalarını düz bir yüzeye sıralar.Bu sırada dişiyi takip eden erkek dişiler ise 10 cm boyundayken cinsel olgunluğa ulaşırlar.
YUNUS CİKLET
Malawi Gölü Cichlid türleri arasında diğer türlere göre daha sakin bir türdür. Kafa yapısı yunus balığına benzediği için yunus ismi buradan gelmektedir.Erkek yunusların mavi rengi dişilere oranla daha parlak ve göz alıcıdır.Erkek yunusların boyları 15-20cm civarına ulaşırken dişiler genelde12-16cm civarına kadar ulaşabilmektedir.Beslenmeye bağlı olarak bu boylarda farklılaşma gözlenebilir.Bu yüzden akvaryumumuzun hacmini elimizden geldiği kadar büyük tutmalıyız.
Doğal ortamlarında kumun arasını karıştırarak beslendikleri için akvaryumumuzun taban kısmının kumluk olması yunus cichlidlerin daha rahat etmesini sağlayacaktır.

 

Yunuslarda cinsiyet ayrımının en belirgin özelliklerinden bir tanesi; dişi yunusun anal yüzgeci oval, erkek yunusun ki sivridir.Erkek yunusun anal yüzgeci kuyruğun ortasına kadar gelmektedir.Erkek yunusun  rengi aynı akvaryumda ki dişiye göre daha canlı ve daha parlak renklere sahiptir.Erkeklerin dudak ve kafa yapısı dişilere oranla daha belirgindir.Bazı yunusların kırmızı dudak yapıları ile sanki ruj sürmüş gibilerdir.

 

       Saf bir yunus cichlid ortalama 1-1,5 yaşından sonra yavru vermeye başlayacaktır.Beslenmeye ve balığın kırma olup olmamasına bağlı olarak farklılıklar gösterebilir.Dişi yunus çiftleşmeye hazır olduğu zaman erkek kur davranışları sergilemeye başlar.Dişi tüpçük çıkardığı zaman artık yumurtlamaya hazır hale gelmiş demektir.Erkek yunusun yumuşak tavırları bu dönemde agrasifleşir.Dişinin karşısında titremeler ve ilginç hareketler sergileyerek çiftleşmek istediğini belirtir.Kumun üstünde dairesel hareketler yaparak çiftleşmeyi gerçekleştirirler.Dişi titreyerek yumurtalarını döker ve hemen sonrasında arkasını dönerek yumurtaları ağzına alır.Bu sırada yumurtaları ağzına alırken erkek yunus yumurtaları döller.Eğer dişi yumurtayı arkasına döndüğünde alamazsa yada ağzından kaçırırsa erkek yunus kaçan yumurtaları yiyebilir.

      Çiftleşme akvaryumunuzun durumuna göre (balık sayısı, balık çeşitliliği) 15dk-1saat arasında değişiklik gösterebilir.Bunun nedeni de erkek yunus yanlarına yaklaşan balıkları uzaklaştırır yada dişideki yumurta sayısına bağlı olarak değişir.Çiftleşme gerçekleştikten sonra  dişi yunus 20-25 gün arasında kuluçkaya yatar.Ve bu zaman sonunda da anne yunus yavruları ağzından dışarıya doğru salmaya başlar.Tehlike anında tekrar yavruları ağzına toplamaya çalışır.Yavrular belli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra artık anne yavruları kendi haline bırakacaktır.


      Dişi yunusların ağzındaki yumurtalar çeşitli sebeplerden dolayı azalabilir.Yunuslar hassas balıklar olduklarından stres anında yumurtaları yutabilirler yada ilk yavruları olduğundan tecrübesizliği olabilir.Zamanla tecrübe kazanarak yumurtları ağzında tutmayı başaracaktır. Eğer yunuslardan başarılı bir üretim yapmak isterseniz tek tür beslemenizi ve akvaryumunuzun sakin bir yerde olmasını tavsiye ederim.

 

      Annenin yavrusunu kendi bırakması beklenmeden erken kusturulur ise yavrular yumurta keseleri şeklinde dünyaya gelir.Ve bu keselerden besin ihtiyacını karşılar.Zamanla bu keseler kaybolmaya başlar.Tamamen kaybolduktan sonra yemleme yapılmaya başlanmalıdır.Yunus yavruları renksiz olarak dünyaya gelir. 3-4cm civarlarına geldiğinde mavi renkleri belirginleşmeye başlar.Zamanla bu mavi renkler daha belirgin bir hal alır.Yavru yunusların cinsiyet ayrımı oldukça zordur.Renklerinin tam oturmayışı ve anal yüzgeçlerinin tam belirginleşmediğinden balıkların büyümesini beklemek gerekmektedir. Aynı batım yavrularda daha hızlı büyüyen balık genellikle erkek olmaktadır.Ama tabi ki bu balığa kesin erkek dememiz yanlış olacaktır.


PİRANA 


Kaynak: Aquarium Atlas Vol I
 
Latince isim:
Serrasalmus nattereri
Eşanlamlılar:
Pygocentrus nattereri, Pygocentrus altus
Habitat:
Güney Amerika; Guyana ile La Plata bölgesi
Büyüklük:
30 cm
Davranış:
Dikkat ısırabilir. Özel akvaryum gerektirir.
Beslenme:
Karnivor; etçil
Üreme:
Yumurtalar bitkilerin arasına dökülür
Su şartları:
pH: <7.5, sıcaklık: 23-27°C
En küçük akvaryum:
150 cm
Yüzme seviyesi:
Orta
Bakım:
Sadece çok tecrübeliler için

Sadece gençken büyük ev akvaryumları için uygundurlar. Küçük akvaryumlarda hastalıklara, özellikle de mantarlara karşı çok dirençsiz kalırlar. İyi filtre edilen ve havalandırılan geniş hacimli akvaryumlar gerektirirler. Doğada tehdit edildiklerinde ya da saldırırken büyük sürüler oluştururlar. Normal zamanlarda ise birbirlerine karşı belli bir güvenlik mesafesini korurlar. Akvaryumlarda genelde biraz çekingen kalmalarına rağmen aç kaldıklarında saldırganlaşıp kendi türdaşlarına bile saldırabilirler. Dişleri oldukça keskindir, bakımları sırasında çok dikkatli olmak gerekir. Üretilmeleri ancak 500 litreden büyük akvaryumlarda mümkündür. Erkek balık yumurtaları kumda kazdığı bir çukurda toplar ve korur. ©Bilyap Aquaristic







ASTRONOT


Astronot balığı ya da Oskar (Astronotus ocellatus), doğal yaşam alanı Güney Amerika olan, yaklaşık 20-30 cm boyutlarında, yutabileceği tüm küçük balıklara karşı saldırgan bir balık cinsidir.

Kendi türüne uygun sert karakterli, bölgesine ait balıklarla birlikte beslenebilir. Akvaryumun alt ve orta kısmında yüzer. Geniş su hacmi ister, balık başına asgari 150 lt. su hacmi sağlanması uygun olacaktır. Bakımı deneyim gerektirir. Gerekli su şartları ve eş balıklar bulunursa yumurtayla akvaryum ortamında çoğalabilir. Dişi ve erkek yumurtalara bakarlar.

Doğal yaşam alanı Güney Amerika'dır. Amazon Nehri'nin Rio ve Paraguay'daki kısımlarında yaşar. Azami 30-35 cm. boya ulaşabilirler. Yurt dışında oscar adı ile anılırlar.

Türe uygun karma akvaryumlarda beslenmelidirler. Küçük ve sakin balık türleri ile bir arada bulundurulmamalıdır. Saldırgan ve etoburdurlar. Otçul beslenme de eksik edilmemelidir.

Ph 6,5-7,5 arasında olmalıdır, 23-27 °C sıcaklıktan hoşlanırlar. En az 300 litrelik bir akvaryum gerektiren bu balıkların bakımı tecrübe gerektirir. Genellikle küçükken alınırlar ama kısa sürede çok büyürler ve eğer küçük bir akvaryuma salınmışlarsa ileride rahat edemeyebilirler. Strese girip çeşitli hastalıklara (özellikle de beyazbenek) yakalanabilirler.

Bir kerede yaklaşık 2000 yumurta bırakabilirler ve yumurtalarını düz yüzeylerin üzerine bırakırlar.

Çok fazla iştahlı oldukları için bulundukları akvaryum çabuk kirlenir. Bu yüzden de iyi bir filtreleme sistemi gerekir ve su değişimleri ihmal edilmemelidir. Yaklaşık olarak 10 yıl ömürleri vardır. Güçlü oldukları için kumları kazıp taş ve bitkileri yerlerinden oynatabilirler. Bu yüzden kütüklerle dekor yapılmalıdır. Bitkilerin çoğu uygun olmasa da iri yapraklı, sağlam bitkiler kullanılabilir. Bunların köklerinin üzerine de iri kayalar konulursa sağlamlaşır ve astronotlarınız bu bitkileri yerlerinden sökemez.

Bu balıklar jack dempsey gibi sert yapılı çiklit türleriyle veya pacu türü characinlerle beslenebilirler.

Sahiplerine çok çabuk alışırlar. Pek çekinmezler. Elinizi suya sokarsanız sağlıklı bir astronot balığı muhtemelen kaçmayacaktır. Sahiplerinin elinden de yem yiyebilirler. Japon balıkları-Canlı Doğuranlarla-Koi- ile kesinlikle yaşamaz.Malawı türü cıchlıd'ler ile birlikte bulundurulması uygun olmasada imkânsız değildir.Astronotus'un en çok sevdiği yem Tavuk Ciğeridir diyetlerinde ayda bir yemini sarımsak suyuna banıp veriniz .

PENGASUS


Pangasius hypophthalmus, Aquarium Atlas Vol. I
 
Latince isim:
Pangasius hypophthalmus
Eşanlamlılar:
Pangasius sutchi
Habitat:
Tayland, Bangkok
Büyüklük:
20-100 cm
Davranış:
Türe uygun karma akvaryumlar için
Beslenme:
Omnivore; bitkisel ve hayvansal besinler, Aufwuchs
Üreme:
Çok zor; suni ortamlarda
Su şartları:
pH: 7, Sıcaklık: 22-26°C
En küçük akvaryum:
120 cm
Yüzme seviyesi:
Taban
Bakım:
Tecrübeliler için
 

 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=